Kategori arşivi: DUA

En Kıymetli Dua

Fatih Sultan Mehmed Han İstanbul’u fethettiği zaman, hocası Akşemseddin hazretlerine, Cuma namazını Ayasofya’da kılmak istediğini ve hocasına kendisinin imam olmasını söyler. Ayasofya’yı cami yapmak için seferber olunur. Cuma gününe cami yetiştirilir, cemaat namaza başladığı sırada Fatih Sultan Mehmed Han’ın abdesti kaçar. Tabii sultanın yanında da rastgele

 insanlar olmaz. Sağında ve solunda da en büyük hocalar, şeyh efendiler saf tutarlar. Kamet getirilir, imam Allahü ekber der. Fatih Sultan Mehmed han, ne yapacağını şaşırır. Abdestsiz namaz kılınmaz. Abdest almaya çıksa izdiham olacak… Namaz kılar gibi eğilip kalksa, Cumadan mahrum kalacak. Ya Rabbi, ben ne yapayım şimdi derken, yanındaki bir şeyh efendi firasetiyle vaziyeti anlar. Cübbesini açar, buradan abdest al der. Sultan bakar ki, çeşme var, su var. Acele olarak abdestini alır ve rükûa varmadan önce imama yetişir. Namaz biter, selam verilir, dualar yapılır.

Ertesi gün Fatih Sultan Mehmed Han, hocası Akşemseddin hazretlerini ziyarete gider. Ayrılırken, (Hocam dua buyurun) der. O da, (Allah iman selameti versin) der.

Daha uzun dua bekleyen Fatih Sultan Mehmed Han, şaşırıp kalır. Hocası sorar;
— Ne oldu, beğenmedin mi?— Bu kadar mı efendim?
— Evladım yetmez mi? En kıymetli dua budur. Dün sana cübbesini açıp abdest aldıran şeyh, bir saat önce öldü; ama imansız gitti; çünkü bu kerametinden dolayı ona kibir geldi.

***

Âyet-i Celîle:

“İnsanlardan yüzünü çevirme! Yeryüzünde şımarık yürüme! Zira Allah kendini beğenen kibirliyi sevmez.” (S. Lokman 18)

Âyet-i Celîle:

 “Hakikat o Allahü Teâlâ büyüklenenleri sevmez.” (S. Nahl 23)

(Zîrâ kibir ve azamet yalnız Zât-ı ilâhîye mahsusdur…)

Hadis-i Şerif:

“Üç kişiye Allahü Teâlâ rahmet nazarıyla bakmaz, onları temize çıkarmaz (affına mazhar kılmaz) ve onlar için elem verici azap vardır:

1- Eteklerini sürüyerek (kibirle yürüyen),

2- Yaptığı iyiliği başa kakan,

3- Yalan yeminlerle kazanç temin eden…”(Ebû Dâvud)

Hadis-i Şerif:

“Cehennem’e ilk girecek üç kimse:

1- Zâlim idareci,

2- Zekât vermeyen zengin,

3- Kibirlenen fakirdir.” (Fakirin kibretmesi zengi-ninkinden daha çirkindir.) (Münzirî)

Hadis-i Şerif:

“Size Cehennemlikleri haber vereyim mi? Kaba, haşin, hayırdan men’eden, salınarak kibirle yürüyen kimselerdir.” (Buharî-Müslim)

***

“Cinlerin babası, şeytandan başkadır. Fakat şeytan cin kavmindendir. Ateşle havadan yaratıldıkları için, bütün halleri kibir ve azgınlıktır. Onun için kendileriyle düşüp kalkanlara kibir aşılarlar. Çöllerde ve rüzgârsız havada hasıl olan ve tozu dumana katan kasırgamsı hadiseler bunların birbiri ile dalaşmalarındandır. Haşır gününde bunlardan azâba müstahak olanlar, ateşten müteessir olmadıkları için, Soğuk Cehenneme atılırlar.” MUHİDDİN-İ ARABÎ HAZRETLERİ

***

“Zamâne âlim ve zâhidlerinin kibirleri teraziye konsa, zenginlerinkinden ağır gelir.” HÂTEM-İ ESAM (K.S.)

***

“Şehvet sebebiyle işlenen günahın affı umulur; kibirden hasıl olan günahın affı umulmaz…” SIRR-I SAKATİ (K.S.)

***

“Sıfatların en kötüsü kibirdir.” HÂKIM-İ TİRMİZÎ (K.S.)

***

“İnsanda dört şey var: Göz, dil, gönül ve şehvet… Gözü harama bakmaktan, dili yalan söylemek ve gıybet etmekten, Müslümanlara ezâ etmekten, gönlü kibirden ve kötü düşünceden, şehveti de haramdan korumak lazımdır…” ŞEYH HASAN (K.S.)

***

“Bir kimse Hak yolunda nefsini zelil tutsa, Hak Teâlâ onu güçlü kılar ve yükseltir. Hak yolunda nefsini yüce görüp halka karşı kibir etse, Allahü Teâlâ onu kulların gözünde zelil ve hakir kılar.” EBÛ-L HÜSEYİN KUŞENCİ SÔFÎ (K.S.)

***

“Bütün hayırlar bir evde gizlenmiş. O evin anahtarı  tevâzû dur. Bütün şerler de bir evde saklı. Onun anahtarı da  kibir dir. (Kibir şirkten kötüdür.” YUSUF BİN HÜSEYİN ER-RÂZÎ (K.S.)

***

 

DUALARIN KABUL OLMASI İÇİN

DUA

Hani bir sıkıntıya düşersiniz.. Maddi  veya manevi dar bir boğazdan geçersiniz. Her türlü derman arar, stratejinizi durmadan gözden geçirirsiniz.  Dua dua yalvarırsınız. Sizi ferahlığa eriştirmesi için için bildiğiniz bütün güzel lafızlarla, kapanıp secdelere ta içinizden yalvarırsınız Allah’a.

Bir hastalıktır belki, şifa dilersiniz. Bir derttir, deva dilersiniz. Bir borçtur, eda dilersiniz. Bir beladır, felah dilersiniz. Hep böyle değil midir insanın hali? Kul, derdi varken daha yaklaşır alemlerin Rabb’ine. Huzurunda daha çok kalmak ister, en samimi haliyle yalvarır. Bir de bundandır, Allah’ın sevdiği kulunu hep imtihan  etmesi.

Şimdi düşün ki büyük bir derdin var. İçin için Hazreti Allah’a yalvarıyorsun. Bir derman diliyorsun. Günlerce bir medet bekliyorsun. Belki aylar geçiyor, yıl dönüyor da sen hâlâ sabırla bekliyorsun. Şimdi desek  aylardır ettiğin o dualar var ya, işte onların hiçbiri Cenab-ı Hakk’ın katına ulaşmadı.

Şaşar kalırsın; ama öyledir. Boğulduğun o sudan çıkmaya çalışırken ayağına bağlı taşı görmezsin. Aynı taş dualarına da bağlıdır, yükselmesine manidir. Nedir ki o taş? İşte o taş, yediğin lokmadır.

Buyurur ki alemlerin efendisi Peygamberimiz Efendimiz (s.a.v.) : “Allah yolunda sefer yapmış, üstü başı tozlanmış bir adam, ellerini göklere uzatarak: “Ya Rab, ya Rab!” diye yalvarıyor. Hâlbuki onun yediği haram, içtiği haram, gıdası haramdır. Böylesinin duası nasıl makbul olur?” (Sahih-i Müslim) Boğazından geçen haram bir lokma, makbul bir duaya manidir kıymetli kâri(okuyucu).

Suçu başkasında değil de yediklerinde ara. Sabahlara kadar yalvarsan bile duana icabet bulamazsın. Değil bugün, kırk gün evvel yediğin haram lokma bile daha bedeninden çıkmamıştır. Bugün yediğin ise kırk gün daha duanı bağlayacaktır. Ashabın büyüklerinden Enes Bin Malik’e (r.a.), Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdular:

….

“Ey Enes, helal kazan duan müstecâp olur. Zira bir kimse ağzına haram lokma götürürse, muhakkak kırk gün onun duası kabul olmaz.”(Taberani, M.Evsat)

Kaynak: Helali Arama Stratejileri Sayfa 30-40

****

  1. “…Baban o elmayı ısırmasaydı…”

  2. HELAL EKMEĞİ NEDEN YEMEDİ?

  3. HELAL YEMEK

  4. Hangi Yemekte Hayır ve Bereket Yoktur?

  5. Tavuk yemeden önce okuyun!

  6. HAMAL’IN İP VE KÜFE HESABI

  7. Çocuk Eğitiminde Helal ve Haram Lokmanın Etkisi

  8. İBÂDET ON CÜZDÜR, DOKUZU HELÂL KAZANMAKTIR.

  9. EKMEKÇİ TEYZE!  (İBRETLİK BİR HİKAYE)

  10. FIRINCININ DUASI

  11. Allah’ım! (Münacaat)

  12. İbadetin Özü Dua

  13. BELÂLARDAN KURTULMANIN YOLU:DUÂ

  14. Hasta Yanında Nasıl Dua Edilir?

Allah’ım!

Yâ Rabbii! Şuana kadar yaptığımız duaları, şuanda yaptığımız duayı ve bundan sonra yapacak olduğumuz duaları kabul eyle, günahlarımızı af eyle ,kulluğuna kabul eyle.
Ey kalplerin sâhibi ve hâkimi olan Allah’ım…
Gönlümüze huzur, sükûnet ve ferahlık ver. Yüreğimize iyilik ve iyilerin sevgisiyle, Senin ve Seni sevenlerin, Senin sevdiklerinin sevgisiyle dolduruver.
Kalbimizi kötülüklerden, kötü niyetten ve kötülere taraftar olmaktan koruyuver.
Ey kimsesizlerin kimsesi, mazlumların sığınağı, her şeyin sâhibi olan Allah’ım! Sıkıntı ve üzüntülerimizi Sana arz ediyoruz, Sana sığınıyor, Sana el açıyor ve Senden yardım istiyoruz. Bizleri Senden başkasına el açtırma, Bizleri şeytan ve nefislerimizin eline, şeytanlaşmış insanların insafına bırakma. Sabrımızı artırıver, zorluklara ve sıkıntılara karşı dayanma gücü ver Yâ Rabbi.
Yâ Rabbi; Bizler imtihan ehli değiliz, Habib’inin iltimâsıyla bizleri imtihansız olarak bu alemden göçürüver. 
Allah’ım! Meccanen ihsan ettiğin maddi ve mânevî nimetlerin yok olup gitmesinden, Lütfettiğin âfiyet ve sıhhatimizin bozulmasından,
Ansızın vereceğin cezâ ve musibetlerden
Gazabına düçar olacak her şeyden sana sığınırım.”
Bizleri ve cümle ümmeti Muhammedi Semâvi arazî belâ ve musîbetten Hıfzı himâye eyleyiver Yâ Rabbi
Amin Amin Amin
Allahümme Salli alâ seyyidinâ Muhammediv ve alâ âli seyyidinâ Muhammed.

***

İbadetin Özü Dua

DUALARIN KABUL OLMASI İÇİN

DUA HAKKINDA HADİS-İ ŞERİFLER

Kur’an-ı Kerimden Dualar

Dûa Etmek, Duaların Karşılığı

KUL HAKKI VE DUA

Şer Bilinen Hadiseler ve Duaların Sonucu

DUÂNIN ÂDÂBINDAN

Dua Eden Adama Hazreti Musa’nın Acıması ve Hazreti Allah’ın Hazreti Musa’ya Cevabı

Demircinin Büyük Makama Ulaşmasının Sırrı

Bedevinin Duası

FIRINCININ DUASI

VAKIA DUASI, MANASI VE VAKIA SURESİNİ OKUMA USULÜ

Dua Köşesi

İbadetin Özü Dua

DUALARIN KABUL OLMASI İÇİN

DUA HAKKINDA HADİS-İ ŞERİFLER

Kur’an-ı Kerimden Dualar

Dûa Etmek, Duaların Karşılığı

KUL HAKKI VE DUA

Şer Bilinen Hadiseler ve Duaların Sonucu

DUÂNIN ÂDÂBINDAN

Dua Eden Adama Hazreti Musa’nın Acıması ve Hazreti Allah’ın Hazreti Musa’ya Cevabı

Demircinin Büyük Makama Ulaşmasının Sırrı

Bedevinin Duası

FIRINCININ DUASI

VAKIA DUASI, MANASI VE VAKIA SURESİNİ OKUMA USULÜ

İbadetin Özü Dua

Hazret-i Allaha karşı kulluk görevlerimizden birisi de ona dua etmektir. Kuranı Kerimin pek çok ayetinde Cenab-ı Hakk’a dua etmemiz emredilmektedir. Ayeti kerimede mealen şöyle buyrulur: “Ey Habibim, Kullarım beni senden sordukları zaman(onlara söyle ki) ben onlara yakınım. Bana dua ettikleri zaman onlara icabet ederim, karşılık veririm.”(Bakara-186)

Başka bir ayette ise “Allahın Güzel isimleri vardır,o güzel isimlerle O’na dua edin.”Buyrulur.

İşte bu ve benzeri ayeti kerimelerde duanın ibadet ve Allahın bir emri olduğu açıkça ortaya konmuştur. Hatta Yüce Mevla’mız ,burada mübarek isimlerini de dualarımızda bize yardımcı olarak göndermiştir.

Bizler kul olarak eksik, noksan, muhtaç ve aciz yaratılmışızdır. Her türlü meşru ihtiyacımızı giderebilecek en yüce makam, her şeye gücü yeten, kullarının velisi olan Yüce Rabbimizdir. İşte dua anı Allahın büyüklüğünün, kudret ve azametinin hissedildiği, kulun acziyetini itiraf ettiği; bununla beraber gerçek dostun, gidilecek nihai merciin Yüce Allah’ımız olduğunun iliklerimize kadar hissedildiği ve bu vesile ile de kulluk zevklerinin tadıldığı, yaşandığı muhteşem zamanlardır.Bu yönü ile dua, kulu Allaha yaklaştıran bir ameldir.

Onun için sevgili Peygamberimiz(s.a.v)’de hadis-i şeriflerinde ” Dua ibadetin iliği, özüdür.” buyurmuşlardır.

(O halde Her türlü meşru ihtiyaçlarımızın, arzularımızın, maddi ve manevi, dünyevi ve uhrevi isteklerimizin gerçekleşmesi için samimi bir şekilde kabul olacağına inanarak Yüce Mevla’mıza duadan asla geri kalmamalıyız. “Rabbinize tazarru ile ve gizlice dua edin. Çünkü ALLAH haddi aşanları sevmez.” (A’raf suresi, 55) ayeti celilesinde buyrulduğu üzere, uyanık ve şuurlu dua etmeliyiz.)

Dua ederken; eğer dilin söyledikleri kalbin derinliklerinden gelmiyorsa,o dua için hadis-i şerifte; “uyuyan kişinin sayıklaması gibidir,Cenab-ı Hak ona itibar etmez” buyrulmuştur.

Bu bakımdan, bilinçli olarak, tazarru halinde, Allaha tam bir yönelişle dua etmekle beraber, kabulü hususunda da çok aceleci olmamalıyız.

Diğer bir husus da kişinin dua ettiği şeyi elde etmek için gayret etmesidir. Buna fiili dua denir. Cenabı Hak, bizim gayretlerimize bakarak istediğimiz şeyleri halk edecektir.

Fakat istediğimiz şey eğer hakkımızda hayırlı değilse Cenabı Hak onu ya daha hayırlı bir zamana erteler, ya da dünyada değil de Ahirette çok büyük Rahmet, mağfiret olarak bizlere ihsan eder. Veya istediğimizi hemen ikram ediverir.

Eğer hemen verildi ise Cenabı Hakka ziyadesi ile şükretmeli ve Kulluğa daha sıkı sarılmalıdır. Hemen verilmemiş ise tevbe, istiğfar ve duaya devam etmelidir. Bizlerin duada inleyip sızlanmamızın Cenabı Hakkın Razı olacağı amellerden olduğunu bilerek dua ve kulluğa devam etmeliyiz.

Ayet-i Kerimede Mealen şöyle buyruluyor: “Rabbiniz buyurdu ki,«Bana yalvarın, dua edin ki size karşılık vereyim. Çünkü kibirlenerek bana ibadet etmekten yüz çevirenler yarın horlanmış olarak cehenneme gireceklerdir.”(Mümin suresi 60)

O halde Kulun Allaha en yakın olduğu hallerden biri olan dua hali kulluğun da acziyyetin de zirvede olduğu hallerdendir.Terk ve ihmali caiz değildir.

Dualarımız, Rabbimizle aramızdaki sırlarımızdır.Günlük hayatımızın ve ibadetlerimizin bir parçasıdır.Bununla beraber; duaların daha çabuk kabul olduğu hususi makamlar, mekanlar ve zamanlar vardır.Bunlara da dikkat etmelidir.

Mesela; Kabei Muazzama ilk görüldüğü zaman yapılan dua reddedilmeyen dualardandır.Kabe-i muazzama’ da, Harem-i Şerifte, Ravza-i Mutahhara’ da ve oradaki mübarek makamlarda duayı ganimet bilmelidir.

Duaların en çok kabul edildiği üç zaman vardır:     Bunlar; Ramazanı Şerifte iftar anı, her hafta Cuma gününde bir saat ve her gecenin seher vaktinde bizim bilmediğimiz bir andır.

Bu saatlerde bir kul namaz kılıp Cenabı Hakka iltica etse mutlaka kabul olacağı müjdelenmiştir.

(Bunların dışında Kuranı kerim hatmedildiği zaman mümin için kabul olunmuş bir dua olduğu hadisi şerifte müjdelenmiştir.

Başka bir hadisi şerifte ise,”Kalbiniz Rikkate geldiği zaman duayı ganimet biliniz.” buyrulmuştur.

Ezanı Muhammedi okunurken, Ezanla kamet arasında ve özellikle Farz namazlardan sonra yapılan dualar da kabul olunan dualardandır.)

Din kardeşine gıyabında dua etmek de mühimdir.

İslam büyükleri; ”Din kardeşine yapılan dua, duanın kabulünün sigortasıdır. “ buyurmuşlardır.

Ayrıca “Anne ve babanın evladı için yaptığı hayır dua Peygamberin ümmetine yaptığı dua gibi” olduğu hadisi şerifte müjdelenmiştir.

(Hastanın duası, Misafirin duası, kabul olunan dualardandır.

Zulme uğramış olan kimsenin ise bedduasından sakınmalıdır. Hadis-i şerifte şöyle buyrulur: ”Mazlumun bedduasından sakının çünkü onunla Allah arasında perde yoktur.”)

Bütün bunlarla beraber dua ve ibadetlerimiz için olmazsa olmaz İki husus daha vardır:

Birincisi Salavatı Şerife getirmektir: Dualara hamd ve salavat ile başlanmalı, sonunda yine salavat-ı şerife ile bitirmelidir.

Hadis-i şerifte: ”Dualar Muhammed (as)ve ehline salavat getirilinceye kadar askıda kalır, ancak onunla icabet makamına ulaşır.” buyruluyor.

(Salavat-ı şerife getirmek ibadetlerimizin de dualarımızın da kabulü için bir nimet, Yüce rabbimiz katında Resulullah efendimizden bizlere büyük bir şefaat vesilesidir. Onu ne kadar çoğaltırsak o kadar kar ederiz.)

Duanın kabulünün ikinci şartı ise Helal ve temiz kazanmak ve yemek- içmektir.

Nitekim Cennetle müjdelik On büyük sahabeden biri olan Sa’d bin Ebi Vakkas Hz. Resulullah (sas)’e gelerek; ”Ya Resulallah, dua buyursanız da ben duası makbul bir kimse olsam.” diye müracaat etmişlerdi.

Efendimiz (sas) şöyle buyurdular: ”Ya Sa’d, duanın kabul olmasını istiyorsan yediğin gıdaların helal ve temiz olmasına dikkat et.”

Başka bir hadis-i şerifte ise şöyle buyrulur:

“Haram’dan bir lokma yiyen kimsenin kırk gün ne namazı kabul olur, ne duası karşılık bulur.” ( Kenzü’l-Ummâl)

Bu hadisi şeriflerde hem helalden kazanmak, hem de dinimizin izin verdiği şeylerin; dinimizin caiz gördüğü şekilde hazırlanıp yenilip-içilmesinin manevi hayatımızdaki ehemmiyeti açıkça ifade edilmiştir.

Müslüman sıradan insan değildir.Yemesi, içmesi, giyinmesi..

Hülasa hayatın her safhasında seçici olmayı bilmelidir.

BELÂLARDAN KURTULMANIN YOLU:DUÂ

DUÂ

PeygamberEfendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “Dikkat edin! Sizden birinize bir keder veya dünya belâlarından bir musîbet indiğinde ondan kurtulmak için edeceği duâyı haber vereyim mi? “Evet, haber verin” denilince

“Yûnus Aleyhisselâm’ın duâsı: ‘Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü mine’z-zâlimîn’dir’ buyurdular.” (Hakîm, el-Müstedrek)

Sicilya pâdişahını bir gece uyku tutmaz. Kaptân-ı Deryâ’sına mektup gönderir ve:

“Derhal Afrika tarafına bir gemi gönderin, oralardan bana haberler getirsin” diye emreder. Derhal bir gemi sevkedilir. Sabah olduğunda ise geminin yerinde olduğu görülür. Padişah Kaptân-ı Deryâ’sına sorar:

“Benim sana emrettiğim hususu yapmadın mı?”

“Evet, emrinize itaat ettim ve gemi sevkettim. Ancak gemi bir müddet sonra bir adam ile geri döndü. Geminin kaptanı size bu hususta malumat arzedecektir” der. Sonra geminin kaptanı, padişaha şöyle anlatır:

“Gecenin ortasında küreklere asıldık gidiyorduk. Bu sırada bir sesin şöyle söylediğini işittik: ‘Yâ Allâh, yâ Allâh, yâ gıyâse’l-müstağîsîn’ (Ey yardım isteyenlerin melcei -sığınağı-). Bu sözleri devamlı tekrarlıyordu. Sesi iyice aldıktan sonra biz de ona her seferinde: Lebbeyk Lebbeyk diye karşılık veriyorduk. Sesi takip ettiğimizde bir adamı boğulmak üzere ve son demlerinde olduğu halde bulduk. Hemen kendisini denizden çıkardık. Hâlini sorduğumuzda şöyle anlattı:

Biz Afrika’dan çıkmıştık, gemimiz battı. Ben yüzmeye başladım, artık hayattan ümidimi kesince Hak Teâlâ’ya işittiğiniz gibi duâ etmeye başladım.

Allâhü Teâlâ’yı tesbîh ederim ki, bir padişahı uykusuz koydu, bir kuvvetli beyi köşkünden ayırıp yollara düşürdü de denizde karanlıklar içinde yalnız kalmış halde boğulmak üzere olan bir garîbin imdadına gönderdi. Beni şu üç karanlıktan çıkarıp kurtardı: Gecenin karanlığı, denizin karanlığı, yalnızlık ve kimsesizlik karanlığı. Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke yâ Erhamerrâhimîn. (Sirâcü’l-mülûk fî-sülûki’l-mülûk, Tartûşî)
Kaynak : ÂDÂB VE FAZÎLETLERİYLE DUÂLAR

VAKIA SURESİ DUASI, MANASI VE VAKIA SURESİNİ OKUMA USULÜ

Hasta Yanında Nasıl Dua Edilir?

Hasta Yanında Nasıl Dua Edilir?

Hicretin 49. senesinde Muaviye(r.a.), İstanbul’a bir ordu sevketmişti. Bu orduya destek olmak için gönderilen orduda seksen yaşını geçen Ebû Eyyûb Hazretleride bulunuyordu.  Ebû Eyyûb Hazretleri rahatsızlanmıştı.

………….Harb uzayınca rahatsızlığı artmış ve onu Kağıthane çayırında bir çadıra yerleştirmişler idi. Bu sırada Ebû Eyyûb, kumandanlar ve mücahidleri çağırarak onlarla helâllaştı. Bu sırada tabiînden Nevfu’l-Bikâli:

-”Ya Rab, Ebû Eyyûb’a afiyet ve  şifa ver” deyince O:

-“Sizler bana böyle değil de, ‘Ya Rab, eğer bu zatın eceli geldi ise onu mağfiret buyur, eğer eceli yakın değil ise afiyet ve şifa ihsan buyur.’ deyiniz.” buyurdu…………..

Kaynak : Fazilet Takvimi 29/05/2012

VAKIA SURESİ DUASI, MANASI VE VAKIA SURESİNİ OKUMA USULÜ

VAKIA DUASININ MANASI  

          Ey Allah’ım! bütün mübarek kelimelerin ile Esma-i Hüsna’nın güzel isimlerinin hepsi ile ismi Azam avası ile kitabındaki rahmetinin sonsuzluğu ile arş-u alanın izzet ve şerefi ile sana yalvarırım. Bunların hürmetine senden isterim. Efendimiz üzerine salat-ı selam eyle ve bunların yüzü suyu hürmetine, beni güzelinden, helalinden noksansız, geniş, bol rızık ile ve menfeatli ilim ile rızıklandır.

          Ey her şeye galip olan Allah’ım! Beni düşmanlarımın üzerine galip eyle.

          Ey rahmeti bol olan Allah’ım! Bizi mağfiret eyle, ins ve cinin rezzağı rızıklandırıcı olan Allah’ım! Bizi rızıklandır.

         Ey Allah’ım! Rızkım semada ise indiriver. Toprak altında ise çıkarıver. Uzak ise yakınlaştırıver. Az ise çoğaltıver. Çok ise bereketli kıl.

          Ey Allah’ım! Beni daima cömertçe veren ellerden kılda dilenen ellerden yapma dilendirme.

      Ey Fettah, Rezzak, Alim olan Allah’ım! Bize hayır kapılarını aç. Bütün mahlukatı rızıklandırdığın gibi bizi de rızıklandır.

       Ey Allah’ım! Eğer ismim Kitap’da maddi ve manevi rızıkdan mahrum olan şakiler listesinde ise ismimi siliver de saidler yani Cennetlikler listesine bütün hayırlar ile muvaffak olan rızıklanmışların listesine kaydeyleyiver. Sen dualara icabet edensin. Bizim dualarımızıda kabul eyle Ya Rabbi.

***

Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Her kim her gece Vakıa Suresini okursa, ona asla fakirlik isabet etmez.”(1)Abdullah ibni Mesud (Radıyallahü Anh) vefat edeceği vakit müminlerin emiri olan Hazreti Osman (Radıyallahü Anh) onu ziyarete gelir. Ona “Neden şikayetin var?” deyince, o şöyle der: “Doktor beni hasta etti. Artık bana kim derman olabilir.” O zaman Hazreti Osman (Radıyallahü Anh): “Sana devlet hazinesinden maaş bağlatayım mı? deyince, O: “İstemez” der. O zaman Hazreti Osman (Radıyallahü Anh): “Arkanda kızlar bırakacaksın onlara lazım olur” deyince, Abdullah ibni Mesud (Radıyallahü Anh) yukarıda zikredilen hadisi şerifi rivayet ederek: “Ben kızlarıma her gece Vakıa Suresini okumalarını emrettim, onlarda buna devam ediyorlar. Dolayısıyla onlarda muhtaç olmazlar ” der.(2)Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Vakıa Suresi, zenginlik suresidir. Onu okuyunuz ve o sureyi kadınlarınıza ve çocuklarınıza da öğretiniz.”(3)

VAKIA SURESİNİ OKUMA USULÜ

  • 1 FATİHA-İ ŞERİF

  • 3 İHLAS-I ŞERIF

  • 7 VEYA 11 ADET SALAVAT-I ŞERİFE

  • 1 FATİHA-İ ŞERİF

  • 1 SURE-İ VAKI’A

  • 1 FATİHA-İ ŞERİF

  • 7 VEYA 11 ADET SALAVAT-I ŞERİFE

  • YUKARIDAKİ VAKIA DUASI (Muteber olan arapça okumaktır)

VAKIA SURESİNİN DUASI

Hadis-i Şerif ile gece yatsı namazından sonra okunması tavsiye buyurulmuştur. Maddi sıkıntı halinde bir oturuşta üç defa okunur. Her okunuşun sonunda mutlaka duası okunmalıdır. Esrarı duası ile beraber okunduğu için her okunuşta duası yapılmalıdır.Bir kimse dünyevi sıkıntılara giripte bu sıkıntılardan kurtulmak istiyorsa, maişetinin bollaşması, işlerinin iyi gitmesini istiyorsa Vakıa Suresini okur. Sonra’da yukarıdaki dua-i şerif Sure-i Vakıadan sonra her akşam bir kere okunur. Sure-i Vakıanın hatmi şerifi 41 adet okumaktır. Mümkün olursa 7 defa veya ihtiyaç halinde bir oturuşta birkaç kişi ile birlikte 41 defa okunur.

***

“Âhirette rüsvay olmaktansa dünyada olmak yeğdir!”

***

YAKUP (A.S)’IN GÖZLERİ NİÇİN KAPANDI?

 

***

Gıybetin Fenalığı

***

                                  EVLÂT YETİŞTİRME