Kategori arşivi: KURBAN

KURBAN NASIL KESİLİR?

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Âdemoğlu, Kurban Bayramı günü kurban kesmekten Allâhü Teâlâ’ya daha sevimli bir amel işlemiş olamaz.” (Sünen-i Tirmizî)

Kurban kesmeye “Yâ Rabbi! Şu vücûdum sana karşı o kadar hata ve isyan etti ki affedilebilmem için bu vücûdu sana kurban etmem lazım. Fakat sen insan kurban etmeyi haram kıldığından vücûduma bedel olarak bu hayvanı kesiyorum, kabul eyle.” diyerek niyet edilir.

Besmele-i şerîfe ile;

“İnnî veccehtü vechiye lillezî fetara’s-semâvâti ve’l-arda hanîfen ve mâ ene mine’l-müşrikîn.” ve 

“Allâhümme hâzâ minke ve leke. Allâhümme inne salâtî ve nüsükî ve mahyâye ve memâtî lillâhi Rabbi’l- âlemîn, lâ şerîke leh ve bizâlike ümirtü ve ene evvelü’l- müslimîn” duâlarını okuduktan sonra;

“Allâhü ekber, Allâhü ekber, lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber, Allâhü ekber ve lillâhi’l-hamd, Bismillâhi Allâhü ekber.” deyip hemen kesilir. 

Kurbanın:

1) Nefes borusu,

2) Yemek borusu,

3 – 4) İki şah damarı, kesilir.

Bu dördünü kesmek sünnettir. Bunlardan üçünü kesse helâl olur.

Canı çıkıncaya kadar rahat nefes alabilmesi için nefes borusunun sıkışmaması ve içeri kaçmaması sağlanır.

Deveyi gerdanından, koyun, keçi ve sığırı çene ile göğüs arasından (boğazından) kesmek sünnettir.

Kurbanı kıbleye doğru yatırıp (ön ayakları ile arka sağ ayağını) bağlayarak kesmek sünnettir.

Sığırların dört ayağı bağlanır.

Deve ayakta kesilir.

Eğer hayvan kaçarsa veya insana hücûm ederse yâhut kuyuya düşüp de boynundan kesmek mümkün olmazsa, kesilmesi niyetiyle “Bismillâhi Allâhü Ekber” diyerek, bir bıçakla veya kesici bir şeyle (herhangi bir yerinden) yaralamak sûreti ile öldürülse helâl olur.

/ FAZİLET TAKVİMİ Pazartesi-05-Ağustos-2019

kurban1.

Okumayanlar mutlaka okumalı!

***

KURBAN RİSALESİ

***

KURBAN HAKKINDA HADİS-İ ŞERİFLER

***

KURBAN KESENİN ALDIĞI SEVAPLAR

***

Bineksiz Kalmamak için…

***

Kurban kesilecek sığır cinsi hayvanın iki yaşını doldurmuş olması şart mıdır? Şart ise, hicri takvime göre mi yoksa miladi takvime göre mi hesap edilecektir?

CANA CAN GEREK!

Nakledilir ki bir dervişin çocukları yaşamazdı. On çocuğu da ölmüştü.

Hâce şahı Nakşibend (k.s.) hazretlerine gelip bu ahvâli anlatarak bir çocuğu olup uzun ömürlü olması için hayırlı bereketli duâlarını istedi.

Hâce Şahı Nakşibend (k.s.) hazretleri bu hususta duâ etti. Bir müddet sonra bir kızı dünyaya geldi. Birkaç gün geçtikten sonra hastalandığı görüldü.

Derhal Hâce Şahı Nakşibend (k.s.) hazretlerinin yüce huzurlarına geldi ve kızının hastalığından haber verdi.

Hâce Şahı Nakşibend(k.s.) hazretleri:

“Cana, can gerektir.” diye buyurdular.

Yani: “Bir canın bırakılması için bir canın fedâ olması lâzımdır.” buyurdular.

Hemen o anda derviş varıp bir koyun alır ve yüce hankaha (tekkeye, medreseye) getirip boğazlar ve hepsini dağıtır.

Gerçekten o kız nice seneler, hayır duâları berekâtı ile uzun ömur ile yaşar. (Enisüt-TâIibîn Ve Uddetü’s-Sâlikîn I 201)

Kurban Kesmekten Asıl Maksat

KURBAN KESENİN ALDIĞI SEVAPLAR

KURBAN HAKKINDA HADİS-İ ŞERİFLER

Hz.İbrahim(A.S.)’in Rüyası ve Kurban Kıssası

Bineksiz Kalmamak için…

Kurbanın Dini Hükümleri

KURBAN

KURBANIN HER BİR UZVU, SAHİBİNİN HERBİR UZVU’NUN ATEŞTEN FİDYESİDİR.

Kurbanın Tarihçesi

Kurbanın Tarihçesi

Ayet-i kerimede ;

 “Allahın kendilerine rızık olarak bahşettiği hayvanlardan Allah için kurban kessinler ve onu zikretsinler diye, Biz kurbanı (geçmişte de) her ümmet için belli zaman ve yerde, yapılması gereken bir ibadet kıldık…. buyrulmaktadır. (Hacc suresi 34 )

Nitekim Kur’an-ı kerimde bildirildiği üzere diğer ibadetlerde de olduğu gibi kurbanla ilgili ilk emir Hz. Âdem (as)zamanına dayanır.

Oğulları Habil ve Kabil arasındaki ihtilaf Hz. Âdemi çok üzmüş, bunun üzerine Cenab-ı Hakka ilticada bulunmuştu. Cenab-ı Hak tarafından hangisinin haklı olduğunun tespiti için Kurban emredilmişti.

Kurbanla ilgili diğer mühim bir kıssa da Musa (AS) zamanındadır.

Kur’an-ı Kerimin en uzun suresi olan “Bakara” suresinde iki kabilenin savaşının bir kurban sayesinde önlendiği anlatılır.

 Bu sure de ismini bu kurbanlıktan almıştır.

 Yine Süleyman (as)kendisini namazdan alıkoydukları için Allah yolunda kurban ettiği cins atlarına karşılık Cenab-ı Hak onun emrine; atlardan daha hızlı olan bir rüzgâr vermiştir. Bununla ordularını havada uçurmuştur.

Kurban ile alâkalı en büyük imtihan ise Hz.İbrahim (AS)zamanında olmuştur.

Hz. İbrahim’e rüyasında, nezri hatırlatılarak ilk oğlu olan Hz. İsmail’i kurban etmesi emredilir. Hz. İbrahim rüyasını oğluna anlatır, O da hemen;

Emr olunduğun şeyi yap.İnşallah beni sabredicilerden bulacaksın.” deyip teslimiyet göstermiştir.

Nitekim Efendimiz (S.A.V)  başında hadisi şeriflerinde “Ben iki kurbanlığın oğluyum” buyurur.(Hakim-Müstedrek)

İki kurbanlıktan biri Hz. İsmail (A.S), diğeri de Sevgili Peygamberimizin babası Abdullah’tır. Siyer kitaplarından öğrendiğimize göre onun için de tam yüz deve kurban edilmiştir. Bu büyük kurbanlıklardan sonra Kâinatın efendisi dünyayı şereflendirmiştir.

Görülüyor ki; Allah yolunda büyük bir teslimiyetin ve fedakârlığın ifadesi olan kurban; mühim sıkıntıların halli ve büyük maddi ve manevi güzelliklerin zuhuru için en mühim iltica usullerinden biridir.

Yeni doğan çocuklar için hem Allaha teşekkür, hem de çocuğun sağlıklı olması için Akika kurbanı kesilmesi sünnettir.

Zamanında maddi imkansızlıktan veya bilmemekten dolayı akika kurbanı kesilmeyen pek çok kimse,imkan bulunca bu vecibeyi ileri yaşlarda kaza etmektedir.

Yine her hangi bir hastalıktan şifa bulmak, sıkıntımızdan kurtulmak için kurban keseriz. Yeni bir işe, inşaata başladığımızda, yeni bir ev, araba aldığımızda hayırlı olması ve kazalardan korunmak için Cenâb-ı Hakka kurban keserek iltica edilmesi güzel bir davranıştır.

Bütün bunların en faziletlisi ise hiç şüphesiz kurban bayramında Allahın emri ile kestiğimiz kurbandır. Şuurlu her mümin şimdiden bu büyük ibadeti hem kendisi hem ailesi, hatta çocukları için bile yerine getirmenin gayreti içinde olmalıdır.

İmkânlarımız müsaitse ihtiyaç fazlalarını kurban kesilmek üzere vekalet vererek; bu ibadeti en güzel bir şekilde yerine getireceğini bildiğimiz ve tam güvendiğimiz hayır kurumlarına hediye edebiliriz.

Kurban ciddi bir ibadettir. Usulüne tam riayet edilerek, takva üzere kesilmelidir. ”Ben verdim, vebali onların olsun .”şeklinde bir yaklaşım caiz değildir. Kurbanın kabulü ile alakalı, Maide suresinde şöyle buyrulur:

”Hz. Allah ancak takva ile yapılan amelleri kabul eder.”(Maide s.27)

Kurban Kesmekten Asıl Maksat

KURBAN KESENİN ALDIĞI SEVAPLAR

KURBAN HAKKINDA HADİS-İ ŞERİFLER

Hz.İbrahim(A.S.)’in Rüyası ve Kurban Kıssası

Bineksiz Kalmamak için…

Kurbanın Dini Hükümleri

KURBAN

KURBANIN HER BİR UZVU, SAHİBİNİN HERBİR UZVU’NUN ATEŞTEN FİDYESİDİR.

 

 

Kurban Kesmekten Asıl Maksat

“Biz kurbanı (Tarihte peygamberine tabi olan) her ümmet için belli zaman ve yerde, yapılması gereken bir ibadet kıldık. Böyle yaptık ki, Allah’ın kendilerine rızık olarak bahşettiği (koyun–sığır–deve nev’ inden) küçük ve büyükbaş hayvanlardan Allah için kurban kessinler ve kesim esnasında Allah’ın adını ansınlar, onu zikretsinler diye. (İşte, ey  mü’minler!) İlâhınız, tek bir ilâhtır; öyleyse yalnızca O’na teslim olun. Ey Resûlüm, tam bir samimiyet ve mahviyetle Allah’a teslim olan müminleri müjdele.” Hac suresi 34

Bu Ayette buyrulduğu gibi kurban kesmekten asıl maksat Allah’ı zikirdir. Zira bizim varlık gayemiz Allah’ı bilmek, tanımak, ona kulluk edip yaklaşmaktan ibarettir.

Kurban vecibesi ile hiç alâkası olmayan insanlara Rabbimizin bir cevabı da şu şekildedir.

“Habibim söyle ki,şüphesiz benim namazım, kurbanım ve diğer ibadetlerim hayatım ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah içindir. Onun ortağı yoktur” Enam.162

Efendimiz (S.A.V) ise Hz. Âişe (R.A.)’ın rivayet ettiği bir Hadis-i Şerifte  şöyle buyurmuştur:

 “Adem oğlu Kurban bayramı gününde kurban kesmekten daha sevimli bir işle Allah’a yaklaşabilmiş değildir. Kanını akıttığı hayvan, kıyamet günü, boynuzları, çatal tırnakları ve kılları ile Allah’ın huzuruna gelecektir.

 Akan kan yere düşmeden önce Yüce Allah katında yüksek bir makâma ulaşıp karşılık görür. Bu bakımdan kurbanlarınızı gönül hoşluğu ile kesiniz.” Ahmed b.Hanbel Müsnet, 5,239

KURBAN

Kurbanın Dini Hükümleri

Bineksiz Kalmamak için….

KURBAN HAKKINDA HADİS-İ ŞERİFLER

KURBAN KESENİN ALDIĞI SEVAPLAR

Kurbanın Tarihçesi ve Önemi

Hz.İbrahim(A.S.)’in Rüyası ve Kurban Kıssası

KURBANIN HER BİR UZVU, SAHİBİNİN HERBİR UZVU’NUN ATEŞTEN FİDYESİDİR”

Efendimiz (s.a.v) birgün çok güzel ve boynuzlu bir Koç kurban etti ve buyurdu ki;
“Allah’tan başka ilah yoktur (Allahu Ekber!) benim cidden namazım, ibadetlerim, hayatım, Ölümüm, hep alemlerin Rabbi olan Allah içindir. Şerîki/ortağı yoktur Onun. Ben bununla emrolundum ve ben müslimlerin evveliyim.”
Sonra kurbanı kesti ve buyurdu;
“Bunun kılı ve yünü, benim kılımın ateşten fidyesi dir. Bunun derisi, benim derimin ateşten (kurtuluşuna) fidyedir.
Bunun kanı,benim kanımın ateşten fidyesidir.
Bunun eti Benim etim in ateşten (kurtuluşuna) fidyedir.
Bunun kemikleri, benim kemiklerimin ateşten (kurtuluşuna) fidyedir.
Bunun damarları benim damarlarımın ateşten (kurtuluşuna) fidyedir.”
Sordular:
Yâ Resülallah (s.a.v) Afiyetler olsun Bu sadece size mi mahsustur?
Efendimiz (s.a.v) buyurdu: “Hayır! Bu bütün ümmetim içindir. Tâ Kıyamet saatine kadar yeryüzüne gelecek olan bütün ümmetime mahsustur.
Bunu Cebrail (a.s) Allahü Teala azze ve celle Hazretleri’nden bana haber verdi buyurdular.
(Ruhul Beyan tercümesi cilt: 8 sayfa 35 – 36)

Kurbanın Dini Hükümleri

Bineksiz Kalmamak için….

KURBAN HAKKINDA HADİS-İ ŞERİFLER

KURBAN KESENİN ALDIĞI SEVAPLAR

Kurbanın Tarihçesi ve Önemi

Hz.İbrahim(A.S.)’in Rüyası ve Kurban Kıssası

KURBAN

Âlemlerin Rabb’i Allah’a hamdolsun.  Resûlüne, Âl ve Ashâb’ına salât ü selâm olsun

KURBAN: Kulluk borcunu ödemek niyetiyle vakti içinde kurbanlık hayvanı kesmektir.

Müslüman, hür, mukîm ve dînen zengin sayılan erkek ve kadına her sene kurban kesmek vâciptir.

Kurbandan maksat, dünyada vâcip olan borcun ödenmesi, âhirette fazl-ı Îlâhî ile sevaba kavuşmaktır.

Kurbanı diri olarak hayra vermek veya kurban yerine parasını sadaka vermek câiz değildir. Borcu ödenmez.

* * *

SEFERÎ İÇİN KURBAN

Seferde olan kimseye kurban vâcip değildir. Seyâhate çıkıp da “Kurbanı falan yerde keserim,” diyenin kestiği kurban nâfile olur. münâsip olan, kurbanı oturduğu yerde kesmektir. Sonra dilediği yere gider.

Hacılar da seferîdir. Hacc-ı Kıran ve hacc-ı temettû yapanların kurbanları vâcip olarak orada teşekküren kesilir. Diğer hacıların orada kesmesi, nâfile ve müstahap olur.

KURBANDA NİSÂB

Borcundan ve aslî ihtiyaçlarından fazla 20 miskal (96 gram 22 ayar) altın veya 200 dirhem (640 gram) gümüş veya bunların kıymetinde parası, ticâret malı olan kimseye kurban kesmek vâciptir.

Kurban kesmek için bu servette nemâ (çoğalmak) ve üzerinden bir sene geçmek şart değildir. Bayramın üçüncü günü de nisâba mâlik olsa kurban kesmek vâcip olur.

* * *

ASLÎ İHTİYAÇLAR

Oturacak ev ve döşemesine yetecek eşya.

Binek, (hayvan, bisiklet, motosiklet, otomobil vb.)

Bir adet silâh.

İş elbisesi, günlük elbise ve bayramlık olmak üzere üç kat giyecek.

Kendisine ve bakımı üzerine vâcip olan kimselere bir sene yetecek nafaka.

Çift sürmede kullanılan bir çift hayvan (at. Katır, manda öküz vb. veya bir traktör) ile zirâat âletleri.

Sanatkârın âletleri.

Her eserden bir takım, kitaplar. (Okumasını bilmeyenlerin elinde bulunan kitaplar, bu hükmün dışında olup kurban nisâbına dahildir.)

* * *

KURBANLIK HAYVANLAR

Kurban dört cins hayvandan olur. Koyun, keçi, sığır ve deve. Manda sığır cinsine dahildir.

Şartları: ehlî, belirli bir yaşa ulaşmış ve ayıpsız olmak lâzımdır.

Vahşî sığır, ehlîleştirilmiş olsa da, kurban olmaz. Ehlî iken sonradan vahşîleşen kurban olur.

Devenin beş seneliği, sığır ve mandanın iki seneliği, koyun ve keçinin bir seneliği kurban olur. altı ayını dolduran kuzu, anası kadar gösterişli ise kurban olur. oğlak yaşını doldurmadıkça kurban olmaz.

Koyun ve keçi ne kadar büyük olsa da bir kişi için kurban olur. deve, sığır ve manda yedi kişiye kadar kurban edilebilir. Yedi kişiden biri kurban, ikinci adak, üçüncü akîka, dördüncü Peygamberimize veya üstazı, hocası, babası,  vâlidesi veya akrabasından biri için, beşinci Harem’de avlanma cezası için, altıncı hediye, yedinci nâfile kurbana niyet etseler Hanefî mezhebince câizdir. İçlerinden biri etlik veya ticâret için iştirak ederse veya hiç niyet etmezse, hepsinin kurbanı hederdir. (kabul olunmaz.)

Kurbanı alamadan önce iştirak etmek evlâ; sonradan iştirak mekruhtur.

Kurbana iştirak eden bütün ortakların “Kurban, ibâdet ve sevabına” niyet etmeleri ve ortakların hisselerinin eşit olması şarttır. (Mülteka)

* * *

EFDAL OLAN KURBAN

Eti çok ve pahası yüksek olandır.

Gözleri, karnı, ayakları ve göğsü siyah olan koyunu kurban etmek övülmüş ve ziyâdesiyle efdal görülmüştür.

Sığırın dişisi, koyun ve keçinin erkeği efdaldir.

* * *

KURBAN EDİLMESİ CÂİZ

OLAN HAYVANLAR

Kurbanın boynuzlu, boynuzsuz, boynuzu biraz kırık veya husyeleri buruk olması kurban edilmesine mânî değildir.

* * *

KURBAN EDİLMESİ CÂİZ

OLMAYAN HAYVANLAR

– Bir veya iki gözü kör,

– Görme hassasının çoğu gitmiş,

– Ayağı kırık,

– Kesileceği yere yürüyemeyecek kadar topal,

– Ölüm hastası,

– Dilinin veya kulağının veya burnunun veya kuyruğunun veya tenasül uzvunun çoğu kopmuş,

– Dilsiz doğmuş, kulaksız doğmuş,

– Dişlerinin çoğu dökülmüş,

– Meme uçlarının çoğu kopmuş,

(Koyun ve keçinin birer memesi, sığırın iki memesi kesilmişse)

– Zayıf ve uyuz,

– Kan işeyen.

Bu gibi özürler bulunan hayvan kurban olmaz.

Yavrulaması yakın olan hayvanı kesmek mekruhtur.

Eğer kurban alındıktan sonra, böyle bir özür hâsıl olursa, zengin olan başkasının kurban eder. Fakire kurban vâcip olmadığından alırken  dahî ayıplı olsa onu kesmesi kafidir.

* * *

Kurbanı kesmeden önce tüylerini kırpmak, sütünden istifâde etmek mekruhtur. Tüylerini kırpmışsa, tasadduk eder.

Hayvanı kesileceği yere sürüyerek götürmek mekruhtur.

Diri hayvanın bir uzvunu kesip yemek, haramdır.

* * *

 KURBAN KESME VAKTİ

*Şehirlerde bayram namazından sonra; göçebeler, köydekiler, yani bayram namazı kılmak vâcip olmayan  yerde oturanlar şafak söktükten sonra keserler.

*Kurbanı bayramın ilk günü kesmek efdaldir. Gece kesmek mekruhtur.

*Kurban başka bir yerde (vekâleten kesilecek)se, kurbanın kesildiği yerdeki vakte itibar edilir.

*Üst üste üç günün her birinde başka başka kurban kesilebilir.

KURBANI KİM KESER?

*Erkek – kadın, elinden gelen kendi kesmeli… elinden gelmemek erkek için ayıptır.

Kendisi kesemiyorsa, yanında bulunur, güzel niyet eder başkasına kestirir. Kitap ehli olan Hıristiyan’a veya Yahûdi’ye kestirmek mekruhtur.

Peygamberimiz S.A.V., Vedâ Haccı’nda yüz deve kurban ettiler. Kendi yaşları olan altmış üç adedini bizzat kesmişler, otuz yedisini Hz. Ali’ye kestirmiştir.

*Müslüman kadın, erkek, genç, yaşlı (bunamış da olsa), hayızlı, cünüp, abraş (alaca hastalığı olan) kimselerin kestiği helâldir.

*Kitap ehli olan, dilsiz ve sünnetsiz olanların kestikleri mekruhtur.

*Dinsiz, Mecûsi, puta tapan, mürted, cebriye, İncil’i kasten değiştiren Hıristiyan, Besmeleyi kasten terk eden kimselerin kestiği helâl olmaz.

* * *

İKİ KİMSE YANLIŞLIKLA BİRBİRİNİN KURBANINI KESSE

Kesilen hayvan kesenin kurbanı olmak üzere câizdir. tazmin icâp etmez. Eğer mevcut iseler her biri kestiği kurbanı alır, yenmesine mânî hal yoksa, helallaşırlar. Eğer aralarında ihtilâf olursa, her biri diğerine etin kıymetini öder. Para artarsa tasadduk edilir.

Bir kimse başkasına âit kurbanı izinsiz olarak kesse ve kendisi için niyet etse, kurban sâhibine âit olur.

* * *

KURBAN KESME USÛLÜ

Koyun, keçi, ve sığır eziyet vermeden sol tarafı üzerine kıbleye karşı yatırılır. Ayaklarından üçü bağlanır, üstte kalan sağ arka bacağı bağlanmaz. Sığırın dört ayağını da bağlamakta beis yoktur.

Deve ayakta iken kurban edilir. Sol ön ayağını bağlayarak yıkmak da câizdir.

A–Niyet:

Kurban kesen:

Yâ Rabb’î, niyet eyledim rızâ-i şerifin için kurban kesmeye…

 Şu vücûdum çok kabahat ve günahlar işledi. Bunu sana kurban etmem lâzım. Lâkin sen haram kıldın. Bu günahkâr vücûduma bedel olmak üzere bu kurbanı kesiyorum. Kabul buyur,” diye niyet eder.

Kurban vekâleten kesilecekse, vekil olan, “Sahibinin niyetine” diye niyetlenir.

Bir kimse kendisine bırakılan kurbanı sahibinin izni olmadan kesse, bunu ödemesi icap etmediği gibi, sahibinden de kurban borcu düşer. Çünkü buna delâlet yoluyla izin verilmiştir. (Büyük İslâm İlmihâli)

Kurban, üç tekbir getiripBismillâhi Allahü Ekber diyerek kesilir.

B-Kurban Kesmek:

*Boğazın iki tarafındaki “vedec” denilen iki büyük damarla, nefes ve yemek içmek borusunu kesmektir.

Bu dördün üçü kesilse hayvan helâl olur. (Mülteka)

Kezâ, yemek ve nefes boruları kesilse ve şah damarlarının ekserîsi de kesilmiş olsa, helâldir.

* Bıçak bilemeyi ve boğazlamayı başka bir hayvana göstermek mekruhtur. (Dürrü Muhtar)

*Bıçak kesmezse, hayvan yaralı beklerken bilemek haramdır. (Vahdetî)

*Kör bıçakla kesmeye uğraşmak, hemen murdar iliği kesmek, ensesinden kesmek, hayvanı lüzumsuz incitmek, canı çıkmadan yüzmeye başlamak veya kelleyi gövdeden ayırmak, hayvanı kıbleye çevirmeden kesmek mekruhtur.

*Kesilmeden ölen hayvan murdar olduğu gibi, boğulan, başı koparılan, beynine tokmak vurarak öldürülen, veya kulak tozuna şiş saplanarak öldürülen hayvanlar da murdardır.

Bir yerden yuvarlanan veya bir hayvanla süsleşerek veya kurt parçalayarak ölen hayvan murdar olur. ölmeden yetişip kesilmedikçe yenmez.

Hasta hayvan kesildiğinde hareket eder yahut kan akarsa yenir. Bu iki alâmetten biri olmaz ve keserken canlı olduğu bilinmezse yenmez.

Kurban murdar olunca eti yenmez, kurban borcu da ödenmiş olmaz.

Alınan kurban, kesilmeden ölürse, zengin tekrar alıp keser. Fakirse lâzım gelmez.

* * *

KURBAN KAYBOLUR VEYA ÇALINIRSA?

Yerine başkası kesildikten sonra da bulunsa, fakir onu da keser. Çünkü nâfile kendisine vâcip olmuştur. Zenginse, kestiği kurban yeter.

* * *

KURBANDAN CANLI YAVRU ÇIKARSA?

O da kesilip yenir. Ölü çıkarsa yenmez.

* * *

KURBAN, GÜNÜNDE KESİLMEZSE?

Vâcip olan veya nezir edilen kurban, vakti içinde kesilmez de, elde kalır, günü geçerse, aynen ve tamamen tasadduk edilir. Ölmüşse, kıymeti tasadduk edilir, gelecek seneye bırakılmaz.

* * *

KURBAN KESİLDİKTEN SONRA

İki rekât teşekkür namazı kılınır. Fatihadan sonra, birinci rekâtta İnnâ A’taynâ, ikincide, İhlâs-ı Şerif okunur.

* * *

KURBAN KESEMEYENLERİN İBÂDETİ

Mâlî durumu kurban kesmeye müsâit olmayanlar, Bayramın birinci günü öğleden sonra iki rekâtta selâm vererek altı rekât namaz kılar.

Niyet:

Yâ Rabb’î, âciz kulun kurban kesemedi. Şu vücûdumu huzurunda yere sererek kurban ediyorum. Beni de kurban kesenlerden eyle!

Birinci rekâtta: 1 Fâtiha, 1 İhlâs-ı Şerif

İkinci de: 1 Fâtiha, 1 İnnâ A’taynâ

Üçüncü de: 1 Fâtiha, 1 Kul Yâ eyyühel kâfirûn

Dördüncü de: 1 Fâtiha, 1 İhlâs-ı Şerif

Beşinci de: 1 Fâtiha, 1 Felâk sûresi

Altıncı da: 1 Fâtiha, 1 Nâs Sûresi okunur.

* * *

KURBANIN ORTAKLAR

ARASINDA TAKSİMİ

Ortak kurbanın etini tahmînî olarak, göz kararı ile taksim etmek câiz değildir; taksim, mutlaka tartarak yapılmalı; helâlleşmek kâfi gelmez. (Zâhire)

Etle beraber derisi, ayakları, başı, ciğeri, yağları, hülâsa her çeşit uzvundan eşit seviyede paylaşılırsa, tahmînî olarak taksim câiz olur. (Kadıhan)

Ortaklar eti taksim etmeden pişirip yiyebilirler.

*  *  *

KURBANIN ETİ

Nezir dışında, kesilen kurban etinden sahibi zengin de olsa, yiyebileceği gibi, fakir olmayanlara da yedirip dağıtabilir. (Büyük İslâm İlmihâli, S. 419, Madde 27)

Kurbanın eti üçe taksim edilerek bir kısmını çoluk çocuğu ile yer, bir kısmı eşe dosta yedirilir veya dağıtılır, bir kısmı da fakirlere verilir.

Âilesi kalabalık olup fazla varlıklı olmayanların tasadduk etmeyip çoluk çocuğuna yedirmesi müstahaptır. (Hülâsa)

Bu hükümler, avama göredir. Havas, kestikleri kurbanın etinden sadece iftar eder, kalan kısmı sadaka olarak dağıtırlar.

Bir görüşe göre de fakir, kestiği kurbanın etinden yiyemez; tahrîmen mekruhtur. Bazı âlimler “Nezir gibidir” dediler. (Büyük İslâm İlmihali, S.419, Madde 27)

Bazı âlimler “Diliyle nezir etmedikçe yer” dediler. (Hülâsa)

Kurban ortaklarından biri kazaya, biri edâya niyet etse, yenmez tasadduk edilir. (İbni Âbidîn)

Kurban eti satılmaz.

* * *

KURBANIN YENMEYEN YERLERİ

1-Kesildiğinde akan kan,

2-Tenâsül uzuvları,

3-Yumurtaları,

4-İdrar kesesi,

5-Öd kesesi,

6-Bezeler.

* * *

KURBAN DERİSİ

Deri aynen hayra verildiği gibi, satılıp parası da verilebilir.

En üstünü Dinimizin gelişip yayılması için vermektir.

Seccâde, dağarcık veya evde kullanılan demirbaş eşya yapılabilir, veya bir şeyle değiştirilebilir, denilmiş.

Yenen içilen bir şeyle değiştirilemez.

Kurban eti ve derisi, kesen kimseye emeği karşılığı olarak verilmez.

Satılıp parası alınmaz.

Aksi halde bedeli tasadduk edilir.

* * *

AKÎKA KURBANI

Yeni doğan çocuk için Cenâb-ı Hakk’a teşekküren kesilendir.

Bu kurban, çocuğun doğumundan bulûğuna kadar kesilebilir. Doğumun yedinci gününde kesmek efdaldir. O gün çocuğun başı tıraş edilip saçları ağırlığınca altın veya gümüş sadaka edilir.

Akîka kurbanı etinden sâhibi de, başkaları da yiyebilir. (Büyük İslâm İlmihali, S. 421)

* * *

ÖLMÜŞLER İÇİN KESİLEN KURBAN

Bir kimse kendi malından sevabını ölmüşlerine bağışlamak üzere kurban kesebilir. Bunu, diğer kurbanlar gibi bayram günlerinde kesmek vâciptir.

Mevtâ için kesilen kurban etinden sâhibi yiyebilir, fakat, mîras bırakanın emriyle ona kesilen kurban eti tamamen tasadduk edilir.

Kurbanın Dini Hükümleri

Bineksiz Kalmamak için….

KURBAN HAKKINDA HADİS-İ ŞERİFLER

KURBAN KESENİN ALDIĞI SEVAPLAR

Kurbanın Tarihçesi ve Önemi

Hz.İbrahim(A.S.)’in Rüyası ve Kurban Kıssası

Kurbanın Dini Hükümleri

Kurban; Hz. Allahın rızası için ibadet niyetiyle Kurban Bayramı günlerinde, Allah’ımızın adı anılarak belirli cins ve vasıflardaki hayvanların kesilmesidir.

Aslî ihtiyaçlarından fazla olarak 80,18 gram altın veya 640 gram gümüş veya buna muâdil paraya sahip olan kimseye Kurban vaciptir. Ancak altın ve gümüş değerleri  günümüzde birbirinden uzaklaştığı için zekatta altın, kurbanda ise gümüş nisabı tercih edilir. Ayrıca zekatta malın üreyici olması şart iken kurbanda bu şart  yoktur. Bu bakımdan kadın veya erkeklerin her birerleri buna sahip ise kurban keserler. Kurbanda akıllı ve baliğ olma şartı olmadığından, zengin olan çocuk ve deli  için de velileri kurban keserler.

Ayrıca İmkanı müsait olanların geçmişleri namına kurban kesmesi; başta sevgili peygamberimiz (sas) olmak üzere İslam büyükleri için,yani sevabını onlara bağışlayarak kurban kesilmesi güzeldir. Çünkü Efendimiz(sas) hem kendisi hem de kıyamete kadar gelecek ümmeti için yani bizler için her sene kurban kesmişlerdir. Bu kurbanın ehemmiyetini göstermektedir.

Hatta islâm büyükleri;

 “Bir kişiye kurban vâcib olmasa bile bir sene içerisinde taksitle kurban borcunu ödeyebilecek kişinin  kurban kesmesini” tavsiye buyurmuşlar,

 Ve “O böyle yapınca umulur ki Cenâb-ı Hak ona bir dahaki sefere kurban kesecek imkanı verir.” diye müjdelemişlerdir.

 Hal böyle iken taksitle birçok eşyaları alabildiği halde borçlarını bahane edip kurban kesmemek büyük bir mahrumiyettir.

kurbanEfendimiz (S.A.V) şöyle buyurmuştur. “Kim imkan bulur da kurban kesmezse bizim namazgahımıza yaklaşmasın.”

Allah için kurban edilecek hayvan sağlıklı ve semiz olmalıdır. Onun için; her iki gözü veya bir gözü kör, dişlerinin tamamı veya çoğu dökük, boynuzlarından bir veya ikisi kökünden kırık, kurban kesme mahalline yürüyemeyecek kadar topal veya hasta, kemikleri belli olacak şekilde zayıf, meme bezlerinde kopukluk olan, kulağının veya kuyruğunun çoğu olmayan hayvanlar kurban olmazlar.

En faziletlisi ise en semiz olanıdır. Bu hususta ne kadar cömert davranılsa yeridir. Hadis-i Şerifte şöyle buyrulur:

 “Kurbanların en faziletlisi, en pahalı ve en semîz olanıdır.” (Müsned)

 Diğer bir Hadis-i Şerifte ise şöyle buyrulur: “Allah katında kurbanlık hayvan için verilen paradan daha sevimli bir para yoktur.”

Demek ki burada mühim olan o fedakârlık ve teslimiyeti göstermektir.

Dikkat çekici bir diğer husus da; biraz sonra kesilecek olan bir hayvanda organların çoğunlukla tam olmasının lüzumudur. Kurbanlık besili bile olsa bazı organlarındaki noksanlık, kurban vasfına mani olmaktadır. Buradaki hikmeti düşünmeli, her azasının bizlere kefaret olduğunu unutmamalı, kurbanlarımıza hem hürmet göstermeli hem de takva üzere kesmeye dikkat etmeliyiz.

Ayet-i Kerimede şöyle buyrulur:

”Kurbanların ne etleri ne de kanları Allaha ulaşır.O’na ulaşan sizin takvanızdır” (Hac s.37)  

Kurbanlık hayvanların yaşı da çok mühimdir. Hicri sene, yani ay yılı itibarı ile; Koyun ve keçi bir seneyi, sığır iki seneyi, deve de beş seneyi doldurmuş olmalıdır. Koyun bir seneyi tam doldurmasa bile annesi kadar büyüdüyse kurban olur.

Keçi öyle değildir. Sığırda ise hicri olarak iki seneyi doldurup üçüncü seneden gün alma şartı vardır. Onun için çok dikkat etmek ve mutlaka bilen birinin yardımı ile almak icap eder. Çünkü, kestiğimiz kurbanların dinimizin emrettiği şartları taşıyıp taşımadığına dikkat etmek de bizim vazifemizdir. Ben aldım sorumluluk satıcıya aittir, demek hem kendimiz hem de satıcı için vebal olur.

Kurban için yapılan her türlü gayret ve çalışma ibadettir, derecedir, sevaptır.

Önümüzdeki günlerde zilhicce ayını idrak edeceğiz. Bu ayın birinden onuna kadar on mübarek gün ve gecedir. Gündüzleri oruç, geceleri ibadet, dua ve iltica ile geçirilmesi tavsiye edilir.

 Bu günleri iyi değerlendirmeli; hepimiz, maddi ve manevi müşkilatımızın halli için, gidilecek tek merci olan Cenabı Hakka daha çok yönelmeli, kulluk vecibelerimize ve duaya daha çok sarılmalıyız.

Bineksiz Kalmamak için….

KURBAN HAKKINDA HADİS-İ ŞERİFLER

KURBAN KESENİN ALDIĞI SEVAPLAR

Kurbanın Tarihçesi ve Önemi

Hz.İbrahim(A.S.)’in Rüyası ve Kurban Kıssası

Bineksiz Kalmamak için….

Hazreti Enes ve Hazreti Ali (radıyallahü anhüma) rivayet ettiler: Nebi aleyhisselam buyurdular ki:  “Müminler kabirlerinden kalktıkları zaman Rabbül alemiyn meleklere buyurur: Ey meleklerim benim kullarımı yayan götürmeyin. Onları kestikleri kurbanların üzerine bindirin.Çünkü benim kullarım dünyada bineklerle gitmeye alışıktırlar.Onların ilk yaratılmalarında babalarının sulbü onlar için bir binektir.Sonra analarının karnı, sonra meme emerken analarının kucağı sonra babalarının boynu onların bineğidir. Sonra karada at ve katır, denizde gemiler onların merkebidir. Öldükleri zaman din kardeşlerinin boyunları onların bineğidir. Şimdi de kabirlerinden kalktıkları zaman siz onları yürütmeyiniz buyurur. O zaman melekler onlara dünyada kestikleri kurbanları takdim ederler ve onlar da kurbanlarına binerler.”

Kaynak : Mekasidu’t-talibiyn Sayfa 365

KURBAN HAKKINDA HADİS-İ ŞERİFLER

KURBAN KESENİN ALDIĞI SEVAPLAR

Kurbanın Tarihçesi ve Önemi

Hz.İbrahim(A.S.)’in Rüyası ve Kurban Kıssası

KURBAN HAKKINDA HADİS-İ ŞERİFLER

“Âdemoğlu, Kurban Bayramı günü Allah için kurban kesmekten daha sevimli bir iş yapmış olamaz.” (Sünen-i Tirmizî)

“Kim mal genişliği (imkân) bulur da kurban kesmezse sakın bizim mescidimize yaklaşmasın.” (Müsned-i Ahmed)

“Kim gönül hoşluğuyla ve sevap umarak kurbanını keserse, (bu kurban) o kimse için ateşten (koruyan) bir perde olur.” (Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr)

Kurbanların en hayırlısı boynuzlu koçtur. (İhya C.1 S.732)

Müjdeler olsun! Kurbanın derisindeki her tüy sayısınca size sevap, kanının her damlası kadar mükâfât vardır. (İhya C.1 S.742)

Kurban kesecek kimse, Zilhicce ayı girince kurbanın tüyünden  ve tırnağından bir şey kesmemelidir. (İhya C.1 S.552)

“Kurbanlarınızı kuvvetli ve kusursuz olanlarından seçiniz. Muhakkak onlar, Sırat üzerinde sizin bineklerinizdir.” (Münâvî, Feyzu’l-Kadîr)

Kurbanlarınıza iyi bakın, zirâ onlar kıyâmet günü binitlerinizdir. (İhya C.1 S.756)

 “Kim kurbanının derisini satarsa, onun için (tam) kurban (sevâbı) yoktur.” ( Hâkim, el-Müstedrek)

 “Ademoğlu kurban kesme gününde Allah katında kan akıtmaktan daha sevimli bir amel işlememiştir. O kurban kıyamet günü boynuzları kılları ve tırnaklarıyla gelecektir. Kurbanın kanı yere düşmeden önce Allah katında hemen kabul olunur. Bu sebeple kestiğiniz kurbanlardan dolayı sıkıntı değil gönlünüz hoş olsun.” (İbn Mâce, Edaha: 3)

“Rasûlullah (s.a.v.) boynuzlu alaca renkli iki koçu kendi eliyle keserek kurban etti. Besmele çekti, tekbir aldı ve keserken ayağını koçların sağ yanı üzerine koydu.” (Buhârî, Edâhî: 7; Müslim, Edâhî: 3)

“Topal hayvan, tek gözlü hayvan, hastalığı belli olan hayvan zayıf, ve cılız hayvanlar kurban edilmez.” (Ebû Dâvûd, Dahaya: 5; İbn Mâce, Edahî: 8 )

“Rasûlullah (s.a.v.), bize kurbanlık hayvan alırken göz ve kulağına dikkat etmemizi, kulağı, burnu kesik, boynuzu kırılmış hayvanlardan kurban kesmemeyi bize emretti.” (Ebû Dâvûd, Dahaya: 5; İbn Mâce, Dahaya: 8 )

Rasûlullah (s.a.v.), kırık boynuzlu ve kesik kulaklı hayvanın kurban edilmesini yasakladı.” (Nesâî, Dahaya: 12; Ebû Dâvûd, Dahaya: 5)

KURBAN KESENİN ALDIĞI SEVAPLAR

Kurbanın Tarihçesi ve Önemi

Hz.İbrahim(A.S.)’in Rüyası ve Kurban Kıssası

KURBAN KESENİN ALDIĞI SEVAPLAR

Hazreti Ali(radıyallahü anh) den rivayet olundu. ” Bir kimse evinden kurbanlık almak için çıksa, o kimsenin her adımı için on sevap yazılır ve on günahı mahvolur. Ve o kimseye on derece verilir. Almak için konuştuğu zaman o kimsenin sözleri tesbih olur. O kurbanın parasını verdiğinde her bir dirhem için yediyüz hasene yazılır. Kurban yatırılıp kesilince  kesildiği yerden yediyüz kat yere varıncaya kadar ne varsa hepsi o kimce için istiğfar ederler. Kanı aktığı zaman Rabbülalemiyn her damlasından on melek halkeder. O melekler kıyamete kadar o kimse için istiğfar eder. O verdiği etin her bir lokması için Hak Teala İsmail Aleyhisselamın evlatlarından bir köle azad etmiş sevabı verir.”

Kaynak : Mekasidu’t-Talibiyn Sayfa 363-364

***

 Allahü Teala  öncelikle şu veya bu nedenlerden dolayı kurban kesemem bahaneleri bulmadan, nasıl  kurban keserim niyetiyle güzel kurbanlar almayı ve kestiğimiz kurbanları kabul buyuracağı kullarından eylesin. Niyetimiz kültüre, dondurucuya vs.  et doldurmak olmasın. Şuurlu müslüman dünya ihtiyaçlarından mesela buzdolabı veya çamaşır makinasını taksitle alıp ödüyorsa Allah rızası ve ahirette bineğimiz olacak kurbanını taksitle veya peşin olarak alır,  keser.

Ayet-i Kerime: “Elbette o (kurban)ların ne etleri, ne kanları Allâh’a ermez. Ona sizden ancak takvâ erecektir…” (Hacc Sûresi, âyet 37)

Hadis-i Şerif :  “Âdemoğlu, Kurban Bayramı günü Allah için kurban kesmekten daha sevimli bir iş yapmış olamaz.” ( Sünen-i Tirmizî)

Kurbanın Tarihçesi ve Önemi

Hz.İbrahim(A.S.)’in Rüyası ve Kurban Kıssası