Kategori arşivi: NAMAZ

Nasıl Namaz Kılardı?

Hâtem-i Esam Hazretlerine nasıl namaz kıldığını soranlara: “Vakit yaklaşınca güzelce abdestimi alır, namaz kılacağım yere gider, orada oturur, maddeten mânen kendimi toparlarım, sonra namaz için ayağa kalkarım. Kâbe’yi iki kaşım arasına,

Sırat’ı ayaklarımın altına, cenneti sağıma, cehennemi soluma alır, Azrâil’i başucumda bilir ve bu namazı son namazım diye kabul eder, korku ve ümit ile Allâhü Teâlâ’nın huzurunda durur, tahkik ile tekbir alır, ağır ağır ve manasını düşünerek Kur’ân-ı Kerim okurum, tevâzu ile rükû eder, huşû ile secdeye kapanırım. Sağ ayağımı diker -sol ayağımı yatırır- üzerine otururum. Namazımı ihlâs ile kılarım. Ondan sonra da yine kabul olup olmadığının korkusunu duyarım.” diye cevap vermiştir.

***

Hâtem-i Esam Hazretleri, Horasan âlim ve evliyâlarından ve Şakîk-i Belhî’nin (rahimehullâh) talebelerindendir. H. 237 (M. 852) senesinde vefat etmiştir. Birçok hikmetli sözleri vardır. Bunlardan bazıları şöyledir:

Acele şeytandandır ancak şu beş yer hâriç:

Müsâfir geldiği zaman yemek yedirmekte, Müslüman bir kimse öldüğü zaman defnetmekte, yaşı gelen kız çocuğunu evlendirmekte, vakti geldiği zaman borcu ödemekte ve günah işlendiği zaman tevbe etmekte.

İtâatin aslı şu üç şeydir: Allah’tan korkmak, O’ndan ümidini kesmemek ve dâima O’nu sevmek. Mâsiyetin aslı da şu üç şeydir: Kibir, hırs ve haset.

Münâfık kimse dünyâlık bir şeyi alacağı zaman hırsla alır, malının tükeneceği endişesi ile cimrilik eder ve o şeyi riyâ ile infâk eder.

Mü’min ise Allâhü Teâlâ’dan korkarak alır, Resûlullah Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem)’in sünnetine yapışır ve Allah rızâsı için güzel olan yere infâk eder.

Üç şeyi yapmadan üç şeyi iddiâ eden yalancıdır:

Allâhü Teâlâ’yı sevdiğini iddiâ ettiği hâlde, onun haram kıldığı şeylerden sakınmayan,

Cennete girmeyi istediği halde, Allah yolunda malından harcamayan,

Hakîkatte Şeytan ile birlikte oldukları hâlde, görünüşte aleyhinde bulunan.

Kaynak : (İhyâu Ulûmiddîn; Tabakâtü’s-Sûfiyye)

Şeytanın Namazla İlgili Vesvese ve Hileleri

– Ya Muhammed, namazı an bean tehir edene gelince… onu da anlatayım.

O, her ne zaman ki, namaza kalkmak ister; tutarım. Ona vesvese veririm.

Derim ki:

– Henüz vakit var. Sen de meşgulsün. Hele şimdilik işine bak. Sonra kılarsın.

Böylece o: Vaktinin dışında namazını kılar… Ve bu sebepten onun kıldığı namaz yüzüne atılır.

Şayet o kimse, beni mağlup ederse… ona insan şeytanlanndan birini yollarım… Böylece onu vaktinde namaz kılmaktan alı koyar.

O, bunda da, beni mağlup ederse… bu sefer onun hesabını namazından görmeye bakarım. O namazın içinde iken:

– Sağa bak… sola bak…

Derim… O da, bakar… O ki böyle yap­tı… yüzünü okşar alnından öperim. Bundan sonra ona:

— Sen, ebedi yaramaz bir iş yaptın.

Derim ve böylece onun huzurunu boza­rım.

Sen de bilirsin ki ya Muhammed, her kim namazda sağa ve sola çokça bakarsa, Allah onun namazını kabul etmez.

Bunda da ona mağlup olursam. Yalnız başına namaz kıldığı zaman yanına gide­rim. Ve ona: Çabuk namaz kılmasını emre­derim. O da, başlar; namazını çabuk çabuk kılmaya. Tıpkı horozun, gagası ile, yerden bir şeyler topladığı gibi…

Bu işi, ona yaptırmakta da, başarı kaza­namazsam; bu sefer cemaatle namaz kılar­ken onun yanma varırım.

Orada onun başına bir gem takarım… Başını imamdan evvel secdeden ve rukû’dan kaldırırım… İmamdan evvel de, secde ve rukû yaptırırım.

işte… o böyle yaptığı için, kıyamet gü­nü Allah onun başını eşek başına çevirir.

O kimse, bunda da beni yenerse… Bu defa, ona namazda parmaklarını çıtlatmasını emrederim. Böylece o: Beni teşbih edenlerden olur. Ama bu işi ona namaz içinde yaptırmaya muvaffak olursam.

Bunda da, ona mağlup olursam. Bu se­fer ona tekrar giderim. Namaz içinde iken burnuna üflerim. Ben üfleyince, o esnemeye başlar.

Şayet o, bu esneme esnasında elini ağzına kapamazsa… onun içine küçük bir şey­tan girer, dünya hırsını ve dünyevî bağlarını çoğaltır.

İşte… bundan sonra o kimse: Hep bize itaat eder. Sözümüzü dinler. Dediklerimizi yapar.

Kaynak : Şeytanın Hileleri (Muhyiddini Arabi Hz.)