Kategori arşivi: TEBESSÜM

:) Tilki’nin Orucu

Tilki ormanda gezmektedir.Bir ağacın dalında bir geyik budunun asılı olduğunu görür.Açtır ama şüphelenir, kontrol edince tuzağı anlar. Çünkü geyik budu iple bir bombaya bağlıdır. Epeyce uzağa gider ve başını kollarının üzerine koyarak yatar, biraz sonra kurt gelir, budu ve yatan tilkiyi görür.Tilkiye sorar:

“Napıyorsun dostum?”

Tilki cevap verir:

“Hiiçç…Yatıyorum.”

-Burda bir but var.

-Evet var.

-Neden yemedin?

”Bugün oruçluyum.”

Kurt kendinden emin:

”Ben yiyeyim o zaman.”

Tilki;

“Buyur afiyet olsun.”der.

Kurt, buta uzanır uzanmaz bir patlama ile ortalık toz duman olur. Kurt yaralı, perişan halde yatarken, tilki sakince budu yemeye başlar. Bunu gören kurt;

”Hani sen oruçluydun?” deyince tilki pişkin pişkin;

“Biraz önce top patladı duymadın mı?“

Sizce Çürük Kim?

Sakat bir dilenci koltuk değneklerine dayanarak sabahın erken saatlerinde bir dükkâna varıp elini uzatır:

– Allah için bir sadaka! der. Dükkâncı:

-Daha siftah etmedim, diye dilenciyi reddeder. Koltuk değnekleri arasında vücudunu surükleyerek dükkânın karşısındaki bir köşe başına oturan dilenci; mendilini yere serip gelen geçenin avucuna bakmaya başlar. Derken karşıki dükkâna, eğirdiği iplikleri satmak üzere biri gelir ve ipliklerini göstererek:

 -Alır mısın? der, dükkân sâhibine. Dükkâncı iplikleri eline alır, evirir çevirir bakar:

 -Bana yaramaz, ipliklerin çürük! diye (yalandan) almak istemez. Paraya daralmış olan iplik sâhibi israr edince, düşük fiyatla alır ve iplikleri dolaba yerleştirir. Çok geçmeden bir müşteri gelir, iyi ve sağlam iplik ister. Dükkâncı, biraz önce, çürük diye düşük fiyatla aldığı iplikleri dolaptan çıkarıp müşteriye takdim eder:

 –Buyurun, der istediğiniz kalitede iplik: çok iyi, çok sağlam!

Müşteri dükkâncının istediği dolgun fiyatı verip iplikleri alıp gittikten sonra, karşı bütün olup bitenleri seyreden dilenci yine koltuk değneklerine dayanmış olarak dükkâmn kapısına gelir. Fakat daha henüz elini açıp (bir sadaka!) demeden dükkâncı çekmecesinin bozuk para gözünden bir on para çıkarıp dilenciye:

 –Siftah ettim, al şunu! diye uzatır. Fakat çok tuhaf, dilenci sadakayı almaz ve:

 – Ben, der, para istemiyorum! Dükkâncı tuhaf tuhaf bakarken devam eder:

 -Allah aşkına, der, beni şu dolaba yarım saatliğine koy, yeter. Çünkü bu dolaba çürük giren sağlam çıkıyor, ben de çürük bir adamım!

Kaynak: İslam’da Ticaret Hukuku-Abdülkerim POLAT