Mübarek Gün ve Geceler(Terviye, Arefe ve Kurban Bayramı)’in Fazileti

Çok mübarek günler içerisindeyiz. Yarından sonra Terviye, pazartesi Arefe, salı günü de Bayramı idrak edeceğiz. İçerisinde bulunduğumuz günler, Hac ve Kurban ibadetlerinin bereketi ile Cenab-ı Hakkın rızasının ve Cennetinin kazanıldığı muazzam günlerdir.

Bu rahmet iklimi, bayrama yaklaştıkça bizleri daha çok sarmakta, Berekat-ı İlahiye, daha çok artmaktadır. Terviye; yani yarın gece ve Pazar gündüz, hemen arkasından gelen Arefe gecesi ve günü, ve nihayet günlerin en muazzamı buyrulan bayram gecesi ve günü, Cenabı Hakkın Rahmet, Mağfiret ve İkramlarının her daim arttığı günlerdir. Bu günlerdeki ilahi sırların büyüklüğünden dolayı,  ayeti kerimelerde;

”Fecr’e, yani sabah namazı vaktindeki esrarıma ve on gecedeki esrarıma yemin olsun.” buyrulmaktadır.

Bu kadar faziletten mahrum kalanlara ise sevgili Peygamberimiz (sas) üzüntülerini beyan ederek şöyle buyurur:

 “Zilhiccenin ilk on gününün ve gecelerinin faziletinden mahrum kalanlara yazıklar olsun. Hele bir de Arefe günü var ki  onun hayrı saymakla bitmez.” (Müsned)  “Terviye günü (yani arefe’den önceki gün) oruç tutup, günah söz söylemeyen Müslüman Cennete girer.”(Ramuz el ehadis)

Özellikle Arefe günü; Hacca giden müminlerin hac ibadetlerinin tasdik olduğu, dualarının kabul edildiği, günahlarının bağışlandığı o mübarek gün ve saatlerde mümkünse hem oruçlu olmalı, hem de ibadet hususunda gayreti artırmalıyız.                             

O günün manevi bereketinden daha çok istifade etmek için; Hacca gidemeyen Müslümanlara; Arefe günü öğle ile ikindi arası, kendini Arafat’ta kabul ederek Allah rızası için 2 rek’at namaz kılmak tavsiye edilir.

 Namazda; Her rek’atte;

 1 Fâtiha-i şerîfe, 3 „Kul yâ eyyühel-kâfirun…“, 10 İhlâs-ı şerîf okunur.

Namazda sonra:11 veya 70,istiğfar,tevhit, tekbir ile okunan hususi tesbih ve namazın niyeti, takvimlerde ve dua kitaplarında mevcuttur.

Arefe günü sabah namazından, bayramın 4’üncü günü ikindi namazına kadar, bütün farz namazlarının arkasından teşrik tekbirleri getirmek, kadın-erkek her mükellefe vâciptir.

 (Bu günlerin fazileti hakkında Hadisi şeriflerde şöyle müjdelenir:

Arefe gününün orucu, Allaha karşı hüsn-ü zannım odur ki bir önceki senenin ve bir sonraki senenin olmak üzere iki senelik günahı örter.”

 “Kim arefe gününde Hz.Allah’ tan dünyâ ve âhirete âit bir ihtiyacını isterse, Hz. Allâh onu yerine getirir.” )

(“Rahmet kapıları dört gece açılır. O gecelerde yapılan dua, tevbe reddolmaz. Bunlar: Ramazan ve Kurban Bayramı geceleri, Berat Gecesi ve Arefe Gecesi.“) (İsfehani )

(“Şeytanın arefe gününden başka hiçbir günde daha zelîl, daha hakîr, daha küçük ve daha öfkeli görüldüğü olmamıştır. Bu,arefe gününde Hz. Allâh’ın rahmetinin(çok) inmesinden ve Allah’ın günâhları bağışlamasındandır.

Bir de Bedir Muhârebesi’nde böyle görülmüştür. Çünkü şeytan o zaman, Cebrâil  Aleyhisselam’ı  (düşmana karşı) melekleri saf yaparken görmüştü.”)

Başka bir  hadisi şerifte şöyle müjdelenmiştir:“Arefe günü kadar Cenabı Hakkın kullarını Cehennem’ den azat ettiği başka bir gün yoktur.”

Bu günleri iyi değerlendirmeliyiz. Başta kendimiz, aile fertlerimiz ve tüm İslam âleminin hidayet üzere devamı için, içerisinde bulunduğumuz devrin fitnelerinden korunmak ve ayaklarımızın kaymaması için Cenabı Hakka daha çok yönelmeli, ibadet ve duaya daha çok sarılmalıyız.                    

Bu günlerin sonunda ise müminler için büyük bir kurtuluş ve bayram geliyor.

İşte bu bayrama da en güzel bir teslimiyet ile hazırlanmalıyız. Bu günlerin en hususi ibadeti, Kurban’dır. Kurbanın maddi ve manevi bereketinden kendimiz, aile fertlerimiz ve çoluk çocuğumuzun istifade etmesi için çalışmalıyız. Ailemiz, çocuklarımız hatta geçmişlerimiz için verilecek en büyük sadaka onlar için de kurban kesmektir.

Bu hususta gösterilen her gayret ve fedakârlık ibadettir.

Başka zaman verilecek hiçbir sadaka bunun yerini tutamaz.

Cenab-ı Hakk, Kurbanlıkların tüyleri adince günahları affedip, onun yerine sevap ve dereceler ihsan edecektir.

Ne mutlu, zilhicce ve kurbandaki büyük tecelliyat ile maddi ve manevi kurtuluşa erenlere…

Bir Cevap Yazın