Okumak ve İlim Sahibi Olmak

Yüce İslam dini okumaya ve ilim sahibi olmaya en yüksek değeri vermiştir. Kur’an-ı Kerim’in pek çok ayetinde Cenab-ı Hak okumayı, ilmi emretmiştir.

Sevgili peygamberimiz (sav) de Hadis-i Şeriflerinde ilmi ve okumayı daima teşvik etmiş, Alimin mürekkebinin şehidin kanından daha üstün olduğunu ifade buyurmuştur. Peygamber efendimiz (sav) kendi hayatında da ilmi ve okumayı hep ön planda tutmuştur. Nitekim Bedir harbinde esir düşen Mekkeli müşriklerin kurtulması için fidye yerine Medinelilerden on kişiye okuma yazma öğretmeyi yeterli görmüştür. Bunu yapan esirleri serbest bırakmıştır.

Yine ashabı Kiram dan tan Zeyd bin Sabit’e; o devirde geçerli olan yabancı dillerden İbrani ve Süryani dillerini öğrenmesini istemiş, o da bunları kısa zamanda öğrenmişti. Bu vesile ile kendi devrinde ihtiyaç olan yabancı dilleri öğrenmek bizim için sünnet sayılmıştır.

“İlim talep etmek her Müslüman erkek ve kadına ayrı ayrı farzdır.” hadisi şerifinde de her Müslümanın kendisine yetecek kadar dini bilgisinin olması mecburi kılınmış, cehaletten şiddetle sakındırılmıştır.

O halde bizlere düşen bu dini emirleri dikkate alarak İlim yolunda gayretimizi arttırmak, hiçbir engel tanımamaktır.

Okumak, ilim sahibi olmak her zaman teşvik edilmişken bunda da dikkat edilmesi gereken mühim hususlar vardır.

Evvela bu Allahın (cc.) rızasına uygun bir okuma olmalıdır.

İnsana bozuk fikirler aşılayan, insanların ve hatta toplumların maddi ve manevi yıkımlarına sebep olan şeylerle meşgul olmak, okumak, dinlemek elbette dinimize uygun değildir.

 Zümer suresinin 9.ayeti kerimesinde şöyle buyruluyor:

 “Yoksa o gece saatlerinde ibadete kalkan, secdeye kapanıp, kıyama durarak daima vazifesini yapan, ahireti hesaba katan ve Rabbinin rahmetini uman kimse diğerleri gibi olur mu?

“De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? (Bunu) Ancak temiz akıl sahibi olanlar idrak edip anlar.” (Zümer-9)

Bu ayeti kerimede ilim sahibi olan kişinin gece ibadete kalkan, Allaha secde  eden olarak vasfedilmesinden de anlıyoruz ki İlim bizleri Allaha yaklaştırır ve öyle olmalıdır. İnsanı Cenab-ı Haktan, dinden, kitaptan uzaklaştıracak, nefsin ve şeytanın emellerine hizmet eden bilgiler ne olursa olsun ondan uzak durulmalıdır. Nitekim Resulullah (sav)efendimiz dualarında;

”Allahım fayda vermeyen ilimden sana sığınırım.”buyurmuşlar, böyle dua etmemizi tavsiye etmişlerdir. Faydası olmayan şeyleri okumak, zihnimizi boş şeylerle meşgul etmek bile istenmezken; zararlı şeylerin okunması, dinlenmesi, onlarla meşgul olunması, elbette daha çok mahzurludur.

 Müslümanın boşa geçirecek ne zamanı ne de enerjisi vardır.

 Konuşması, okuması, bütün meşguliyeti anlamlı olmalıdır.

Bizi hayra delalet eden şeyleri okumalı, dünyalık da olsa faydamıza olan işlerle meşgul olmalıyız.

Bunların içerisinde bir husus da var ki dünyada ahirette değerine paha biçilemez.

O da Allahın kitabı Kur’an-ı Kerimi, onun hükümlerini, emirlerini ve yasaklarını; özetle Kuran ilimlerini, dini ilimleri okuyup okutmaktır.

Bununla meşgul olanlar, Sevgili Peygamberimizin beyanları ile; dünya ve ahirette insanların en hayırlıları, en şereflileridir..

Resulullah (sav) efendimiz buyuruyorlar ki:

 İlim; İslam’ın hayatıdır, İmanın direğidir.

Bir Cevap Yazın