Etiket arşivi: Bakara Sûresi 222. âyet

TEVBENİN FAZİLETİ

Nûr Sûresi’nin 31. âyet-i kerîmesinde -meâlen-: “…Ve ey müminler! Allâhü Teâlâ’ya hepiniz tevbe edin ki felâh bulasınız.” buyurulmuştur. Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), “Günahtan tevbe eden, günah işlememiş gibidir. Allâhü Teâlâ bir kulunu sevdiğinde, (geçmiş ve tevbe etmiş olduğu) günahı ona zarar vermez.” buyurdular. Sonra; “…Muhakkak Allah, çok tevbe edenleri de sever, çok temizlenenleri de sever” meâlindeki, Bakara Sûresi’nin 222. âyet-i celîlesini okudular.

Tevbe, sabun gibidir. Sabun nasıl bedendeki zâhirî kirleri gideriyorsa tevbe de insandaki manevî kirleri, yani günahları temizler. Kul, bir hata edince derhal Gaffâr olan Cenâb-ı Hakk’a, pişmanlık ve istiğfâr ile yönelmelidir. Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz, çok istiğfâr eder ve müminlere de bunu emrederek buyururlardı ki: “Ey iman edenler! Allâh’a tevbe edin! Muhakkak ben, Allâh’a günde yüz defa istiğfâr ederim.”

İbn-i Abbâs (r. anhümâ) Hazretleri, “Her kim tevbe etmeye devam ederse Allâhü Teâlâ o kimseye her sıkıntısından çıkış, her üzüntüsünden kurtuluş ihsân eder ve onu hiç ummadığı yerden rızıklandırır.” buyurmuştur.

Hz. Ali (r.a.), buyurdular ki: “Hazret-i Âdem yaratılmadan dört bin sene önce Arş-ı A’lâ’nın etrafına: ‘Muhakkak ben (Allâhü Azîmüşşân), tevbe edip sâlih ameller işleyen kullarımı çok bağışlayıcıyım.’ yazılmıştır.”

Bir kul günahından dönüp sâlih amel işlerse, Cenâb-ı Hak onun her hâlini ıslah eder ve günahı sebebiyle elinden çıkmış olan nimetleri ona iade eder. Şüphe yok ki sâlih ameller, hataları siler, temizler. Nitekim âyet-i celîlede -meâlen- “…Şüphe yok ki iyilikler, kötülükleri giderir…” (Hûd Sûresi, âyet 114) buyurulmuştur.

İbrahim bin Edhem Hazretleri demiştir ki: “İsrâîloğullarından bir adamın, bir hayvana merhametsizce davranışı sebebiyle bir eli kurudu (felç oldu). Bir gün bu adam, bir yerde otururken önüne, yuvasından bir kuş yavrusu düştü. O yavru kuşun hâline acıdı ve alıp yuvasına geri koydu. Cenâb-ı Hak, bundan dolayı ona rahmet eyledi ve eline sıhhat verdi.”

Öyle ise günahları terk edip pişmanlık içinde itaate yönelmeli, âkıbeti düşünmelidir.

Hakîkî Tevbe Eden Kimdir?

Tevbe Etmek

TEVBE VE İSTİĞFAR

Bir Şükre Otuz Yıl Tevbe

UNUTKANLIĞIN BİR SEBEBİ VE BAZI ÇÂRELERİ