Etiket arşivi: Duha namazı

NAFİLE İBADETLER

Nafile ibadetlerin dini hayatımızda mühim bir yeri vardır.

 Farz ve vaciplerin dışında kişinin kendi isteği ile gönüllü olarak yaptığı ibadetlere Nafile ibadet denir.

 Geniş manası ile sünnetler de nafileler içerisinde yer alır.

 Namazın, Orucun, Zekâtın, Haccın hülasa bütün ibadetlerin nafilesi vardır.

 Bu yazımızda nafile namazların faziletinden bahsetmek istiyorum.                        

Nafileler bizi farz ibadetlere hazırlar ve farzlardaki eksiklerimizi telafi ederler. Özellikle namazlardan önce ve sonra kılınan sünnetler bu kabildendir. Hadis-i şerifte ifade edildiği üzere; “Ahirette kişinin farz namazlarda eksiği olduğu zaman bu nafile namazlarla; farz olan zekatlarında eksiği olduğu zaman bu diğer hayır ve hasenatı ile tamamlanacaktır.”

 Sünnet ibadetlere devam etmek, Resulullah Efendimiz (sas)in şefaatine sebeptir. Çünkü bizler,  Ahirette kendi amellerimizle değil; Efendimiz(sas)in büyük şefaati ile kurtulma ümidindeyiz.

Ayrıca her bir Nafile ibadete mahsus sayısız faziletler vardır.

Özellikle mübarek gün ve gecelerde tavsiye edilen nafile ibadetler gibi.

Bunları yerine getiren o faziletlere de hak kazanır.

Diğer bir faydası ise  Hadis-i kutsi’de  ifade buyrulmaktadır;

”Kulum fazlarla benim azabımdan kurtulur;(farzlarla beraber)nafilelere devam ederek de bana yakınlaşır”.

Nafilelerde Allaha yakınlık sırrı olması hepimiz için büyük bir müjdedir.

Sünnet namazlar, kuvvetlilik derecesine göre; Müekket sünnet, gayr-i Müekket sünnet, Müstehap gibi kısımlara ayrılır.

Ayet-i kerimelerde şöyle buyruluyor:

“Haydi, akşama girerken, sabaha ererken Allâhı tesbih edin (namaz kılın).

Göklerde ve yerde, ikindileyin de, öğleye erdiğiniz zaman da hamd

(ve ibadetler) O’na mahsustur.”

Ayeti kerimelerden de anlıyoruz ki, farz olsun nafile olsun, günün her zaman diliminin ibadette ayrı değeri, ayrı yeri vardır. Sünnet Namazların en Kuvvetlisi sabah namazının sünnetidir. (ki vacip derecesinde bir sünnettir.

Sonra bunu, öğlenin ilk sünneti ve diğer sünnet namazlar takip eder.

Bir hadisi şerifte öğlenin ilk sünneti ile alakalı olarak şöyle buyrulmuştur:

 “Bu vakit (yani öğle vakti,) gök kapılarının açıldığı bir zamandır.

 O saatte iyi bir amelimin Allah’ın huzuruna çıkmasını isterim”

Öğlenin son sünneti, akşamın sünneti ve yatsının son sünneti de Resulullah (sas) efendimizin devam ettiği namazlardandır.

 Onun için mümkün mertebe terk edilmemelidir.

İkindi ve Yatsı’nın ilk sünneti ise Resulullah Efendimiz (sas) bazen terk ettiği için gayr-i müekked sünnetlerdir.

Bunların yanında gün içerisinde kılınması tavsiye edilen, üç namaz daha vardır. Bunlar Duha, Evvabin ve Teheccüt namazlarıdır.

Bunlar iki rekatta bir selam verilerek kılınır.İki rekattan 12 rekata kadar kılınabilir.Ama umumiyetle altı rekat olarak tavsiye edilir.

 Evvabin namazı, Akşam namazının  hemen ardından -mümkünse dünya kelamı konuşmadan- kılınır. Bu namazı kılanlara; on iki senelik nafile ibadet sevabı verileceği hadisi şerifte müjdelenmiştir.(Tirmizi)

Kuşluk vaktinde kılınan Duha namazı hakkında ise Efendimiz (sas) şöyle buyurur: ”Kuşluk vaktinde Allah (cc)rızası için iki rekat namaz kılan, o gün gafillerden yazılmaz, dört rekat kılan abidlerden(yani ibadet ehli olanlardan) yazılır,altı rekat kılanı o gün hayırda başka kimse geçemez,ancak bu namazı kılan bir başka kişi geçebilir.”

Bu namazın vakti güneşin doğuşundan, 48 dakika sonra başlar ve Öğle namazına 15-20 dakika kalıncaya kadar devam eder.

İslam büyükleri şöyle müjdelemişlerdir: Duha namazında yüz bereket vardır, 75’i dünyada,25’i ahrette verilir. Evvabin namazında da yüz fazilet vardır, bunun da 25’i Dünyada, 75’i ahirette ihsan edilir.

 Bu üç namazın en faziletlisi  ise Teheccüt  namazıdır. Gece seher vaktinde uykudan kalkıp kılınan bu namazın, faziletleri saymakla bitmez ve onu anlatmaya kelimeler yetmez.

Bir hadis-i Kutsi ile  tamamlamak istiyorum.

Resûlullah (sav) ın beyanına göre; “Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: Kulum, kendisine emrettiğim farzlardan, daha sevimli herhangi bir şeyle bana yakınlık sağlayamaz. Kulum bana (farzlara ilâveten işlediği) nâfile ibadetlerle durmadan yaklaşır; nihâyet ben onu severim. Kulumu sevince de (âdeta) ben onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli ve yürüyen ayağı olurum. Benden ne isterse, onu mutlaka veririm, bana sığınırsa, onu korurum.”

“FARZ BORCU BULUNANIN NAFİLESİ SAHİHDİR.”

40 SENE NAFİLE ORUÇ