Etiket arşivi: ERKEN KALKMAK

İNSANIN KENDİNE VERECEĞİ EN DEĞERLİ HEDİYE

ERKEN KALKMAK                                                Her gecenin sonunda çiğ damlalarıyla süslenmiş, güllerın handan olduğu, lisanınca zikreden bülbüllerin nalan olduğu, idrak ehlinin şâdan olduğu hususi bir vakit vardır.

Güneşin batışıyla imsak vakti arasındaki zamanın son altıda birine denk düşen bu vakit, seher vaktidir. Gecenin nihayeti; sabahın bidayetidir. O vakitte sükûnet, yerini harekete bırakır. Rızıkların taksim vaktidir; âgah olanlar o demden bereket alır.
Kur’ân-ı Kerîm’de, “Örtüğü zaman geceye, açıldığı zaman gündüze…”(Leyl Sûresi, âyet-i kerime 1-2) buyurulmuş; gece istirahat, gündüz çalışma vakti olarak tayin edilmiştir. Erken kalkmak, seher vakti ayakta olmak; tüm yaratılmışlarla beraber uyanmaktır. Erken kalkmak, nefes alan sabahı yakalamaktır. Mutlak bir gece sessizliğinden sonra, kâinatın yeniden canlanışını seyretmek, kuşların cıvıltısıyla tefekküre fırsat bulmaktır.

Yatma seherde/Düşersin derde
Seher vakti, insan bedeninde fizyolojik bir uyanma gerçekleşir. O saatlerde bütün organları ve sistemleri faaliyete geçiren hayati hormonlar üretilir. Bu olaylar “biyo-ritm” adını verdiğimiz biyolojik saat tarafından denetlenir. Hazreti Allah’ın bedenimize yerleştirdiği bu “biyolojik saat”, beynimizde orta alt bölgede bulunan ve yirmi bin sinir hücresinden oluşan bir merkez tarafından yönetilir. Bu vakitte uyursak; uyku süresince organlar yavaşladığından hormonlar yeteri kadar üretilemez. Bu hale devam etmek hormon dengesizliğine, hastalıklara ve ruhsal bozulmalara yol açar. Büyüklerin “Yatma seherde/Düşersin derde!” demelerinde nice hikmetler vardır.

Ömürden nasıl tasarruf edilir?
San Diego Üniversitesi araştırmacılarına göre,
yetişkin bir insan için günde beş saat uyku yeterlidir. Saat 22.00-04.00 arası, uyku için en ideal zaman dilimidir. Bağışıklık sisteminin verimli çalışmasında önemli bir rolü bulunan melatonin hormonu, bu zaman diliminde salgılanır. Ozellikle gece 02.0004.00 saatleri arasında bu hormon, kandaki en üst düzeyine çıkar. Aydınlanmanın başladığı seher vaktinde salgısı düşer ve vücudun uyanması kolaylaşır. Gecenin verimsiz sohbetlerini terk edip uykuya kananlar, sabahın bu nurlu, bereketli vaktin kavuşurlar. “Çok uyuyan gözden sana sığınırım ey Allah’ım!” diyenler, “Az konuş, az ye, az uyu!..” (Tirmizî, Zühd 47) emrini kendilerine şiar edinirler, insana verilmiş en kıymetli sermayenin ömür olduğunu bilirler ve bu sermayeyi uykuda geçirmek istemezler.
Günde sekiz saat uyuyan bir insan, ömrünün üçte birini, altmış yıl yaşayan bir insan, yirmi yılını uykuda geçirmiş olur. Günde dört saat uyuma alışkanlığı edinilse, ömürden on yıl tasarruf edilebilir. On yıla, hedeflediğimiz birçok şey sığabilir.
Her değişiklik küçük adımlarla başlar Hedeflerimize ulaşmanın, hayallerimizi gerçekleştirmenin en iyi yolu uyanmaktır. Sabah, alarmımız çalınca iki seçeneğimiz var; ya tekrar yatıp rüya görmeye devam edeceğiz ya da uyanıp düşlediğimiz güzelliklerin peşinden gideceğiz. O esnada konfora yenik düşmek, hedeflerimiz karşısında yenik düşmektir. Er kalkan işine, geç kalkan düşüne, demişler.
Tarihte adını başarılarıyla andığımız insanların hepsi uyku vakitlerini kısa tutmuşlar ve seher vakti güne başlamışlardır. Çünkü bir ömrü değerli kılmanın ilk adımı, bir günü değerli kılmaktır. Sekiz yıllık kısacık saltanat hayatına nice fetihler sığdıran ve “Ebuzzafer” namıyla anılan Yavuz Sultan Selim Han’ın, daha şehzadelik döneminde uykusunu üç saate indirdiğini, günde beş saatini okumaya ayırdığını, tarih kitapları yazmıştır. “Cenâb-ı Hak, uykularımızı alsa da sabahlara kadar ders okusak…” sözü, gayreti diniyye açısından rehber bir sözdür.
Biz, padişahlar, âlimler ve Allah dostları kadar uyku fedakârlığı yapamayabiliriz. Ancak onların ayak izlerini takip edebiliriz. Fakat unutmayalım ki beşeriyette müsaviyiz. Bugünden itibaren fıtratımıza uygun bir düzende uyumaya ve her seher vaktini idrak etmeye niyet edebiliriz. Her değişiklik, küçük adımlarla başlar. Küçük ve sağlam adımlarla kalıcı bir erken kalkma alışkanlığı edinebiiıriz. Dr. Maxwell Maltz’e göre yeni bir alışkanlık edinmek için yirmi bir gün tekrar etmek şarttır. Güncel bir araştırmaya göre ise edinilecek alışkanlık fıtratına göre bu süre değişkenlik gösterebilir. Kırk günden edindiğimiz davranışı olgunlaştırırız, altmış altı günden sonra düşünmeden yapay hale geliriz.

Müslüman saati
Sebat edin ki; sabahın nuruyla ömrünüz aydın olsun. Böyle yaşamaya alışırsanız, ezanî saatin yerini alan yeni saatten hayıflanan Ahmet Haşim’in “Müslüman Saati” yazısında ifade ettiği gibi, fecrin bereketini yalnız kümeslerdeki horozlara bırakmamış olursunuz.
Ahmet Haşim’e kulak verelim. “Yeni saat, Müslüman akşamının mahzun ve muşaşa (gösterişli) dakikasını dağıttığı gibi, yirmi dört saatlik yabancı “gün”un getirdiği maişet şekli de bizi fecr âleminden mehcur bıraktı (ayrı düşürdü). Artık geç uyanıyoruz, fecri yalnız kümeslerimizdeki dargın ve mağrur horozlara bıraktık. Hâlbuki fecir saati, Müslüman için rüyasız bir uykunun nihayeti; yıkanma, ibadet, neşe ve ümidin başlangıcıdır. Muslüman yüzü; kuş sesleri ve çiçek kokuları gibi fecrin en güzel tecellilerindendir.”
Öyleyse bu kıymetli vakitte uyanık olun. Uyanık olduğunuz her vakit de hayırla meşgul olun. İnsanlarda infial uyandırmayın, kuşku uyandırmayın, nefret uyandırmayın. Ulaşabildiğiniz herkesi gaflet uykusundan uyandırın, ilme karşı merak uyandırın. Kendiniz âgah olduğunuz gibi, hane halkınızı da sabahın erken vakti uyandırın. Aş da sabahın, iş de sabahın.
Unutmayın!
***

ERKEN KALKMAYI HAYATINIZA
KALICI OLARAK YERLEŞTİRMEK
İÇİN ŞU 6 MADDEYİ
UYGULAYABİLİRSİNİZ:
1- Uğrunda çaba sarf ettiğiniz bir hedefiniz, yani uyanmak için bir sebebiniz olsun. Uğrunda sabahları yatağınızdan fırlayacağınız bir davanız olursa; çalar saate bile ihtiyaç duymazsınız.
2- Yeterli gece uykusu uyuyun, sabah kalktığınızda daha dinç olursunuz.
3- Uyumadan dört saat önce yemeyi, bir saat önce sıvı alımını kesin.
Özellikle kafein almayın; daha kaliteli ve kesintisiz bir uyku uyursunuz.
4- Uyku vaktinize iki saat kala, teknolojik cihazlardan çıkan radyasyona maruz kalmayın. Kitap okuyabilirsiniz; uykuya rahat dalarsınız.
5- Hareketli bir yaşamınız olsun. Hafif bir vücutla yataktan daha kolay ayrılırsınız.
6- Alışkın olduğunuz uyku süresini yavaş yavaş azaltın. Kırk gün boyunca zorlansanız da sebat edin. Bazı güzel alışkanlıkları edinmek için kırk fırın ekmek yemek gerekir; kırk sayısında hikmet vardır, bilirsiniz.

Emine ÇETİNKAYA – İnsan ve Hayat Dergisi Ocak 2022 Sayfa 14