Etiket arşivi: Güzel Ahlâk

Resulullahın Ahlâkına Tabi Olmak

Resulullah (sas) Efendimizin en önemli hususiyetlerinden biri de onun hepimize örnek olarak gönderilen güzel ahlakıdır.

Kalem suresinin 4.ayetinde Onun çok muazzam bir yaratılış ve ahlak üzere olduğu beyan edilir.

Hadisi Şerifte Efendimiz (sas) şöyle buyurdular:

”Ben güzel ahlakları tamamlamak için gönderildim.”

Hazret-i Aişe validemize onun ahlakı sorulduğunda ; “Resulullah’ın ahlakı Kur’andı.” buyurmuşlardır.

Kendisi güzel ahlak numunesi olan Efendimiz (sas), mübarek hayatı boyunca güzel ahlakı hem yaşamış, hem de biz ümmetlerine tarif ve tavsiye etmiştir. Hadis-i şerifte şöyle buyrulur:

“Mizanda,(yani amellerin tartıldığı o ilahi terazide) güzel ahlaktan daha ağır gelen hiçbir amel yoktur.”

İş böylesine mühim olunca Efendimiz(sas) in güzel ahlakı üzerinde ciddi çalışmalar yapılmış, ondan bahseden ciltlerle eserler vücuda getirilmiştir.

Onun mübarek vücudunun,mübarek simasının güzelliklerini anlatan eserlere hilye-i şerif, veya şemaili şerif denmiş; Onun mübarek ahlakına ise mekarim-i ahlak denmiştir.

Bu güzellikler bütün detayları ile bizlere aktarılmıştır.

Anlatmaya, dinlemeye doyum olmayan, hakkında ciltlerce kitaplar yazılan o güzel ahlaktan birkaç parıltı aşağıdadır.

Sevgili peygamberimiz (sas) in ahlakından en öne çıkan hususlar; onun eşsiz tevazuu, cömertliği, sadeliği, tatlılığı, güler yüzlülüğü, yumuşak huyluluğu, nezaketi, şefkat ve merhameti, cesareti, fesahati , hayası, kibarlığı … Daha başlıklarını bile sayamayacağımız nice güzellikler…

Onun müminler için Rauf ve Rahim oluşu, ümmetine düşkünlüğü, çok hassas, çok derin bir merhametin sahibi olduğu, Tevbe suresinin son ayetlerinde tescil edilmiştir. Onun yumuşak huylu oluşu ise Al-i İmran suresinde şöyle anlatılır:

“Ey Habibim!Sen Allahtan bir rahmet olarak onlara karşı yumuşak huylu oldun. Eğer sert ve katı kalpli olsaydın etrafından dağılırlardı. O halde onları affet ve onlar için Allahtan mağfiret dile…”(Al-i İmran 159.Ayet)

Resulullah Efendimiz (sas) de kendisi yumuşak huylu olmayı övmüş; “Yumuşaklıktan mahrum olan her türlü hayırdan mahrumdur. Yumuşaklık bir işte varsa onu güzelleştirir, sertlik bir işte varsa onu çirkinleştirir.” buyurmuşlardır.

O,cömertlikte de eşsizdi. Cömertliği her vesile ile teşvik ederdi. Cimrilikten, korkaklıktan ve tembellikten daima Allaha sığınmıştır.

”Cömertlik, kökü cennette olan dalları dünyaya sarkmış bir ağaçtır. Kim ondan tutunursa onu cennete götürür. Cimrilik de kökü cehennemde olan ve dalları dünyaya sarkmış bir ağaçtır.Kim ondan tutunursa onu cehenneme götürür.” buyururlardı.

Kendisinden bir şey istediğinde asla “hayır” dediği vaki olmamıştır.

Varsa hemen verir, yoksa arar, bulur ve gelen kişinin ihtiyacını mutlaka görürdü. Maddi cömertliği yanında manevi yönden de cömertliği eşsizdi. Daima ümmeti için dua ve niyazda bulunurdu. Mirac’da kendisi için sadece kulluğa kabulünü isterken, ümmeti için ebedi kurtuluş dilemiş ve Allahımızın kendisine bizzat teveccüh edip verdiği selamını kendinde bırakmayıp Allahın bütün Salih kullarına yaymıştı.

Cenabı Hakkın kendisine verdiği manevi tasarrufunu, şefaat izninin tamamını ümmeti için kullanacak olması, özellikle ümmetinin içinde en çok sıkıntıyı çekecek olan büyük günah sahiplerinin halini düşünüp; “Benim şefaatim ümmetimden büyük günah sahipleri içindir.” Buyurması; bu merhametin, şefkatin ve cömertliğin en bariz örneklerindendir.

Bütün insanlık Ona, Onun getirdiği dine, Onun güzel ahlakına muhtaçtır. Hususiyle, böyle yüce bir peygambere ümmet olmakla şereflenen kimse;

 Onun getirdiği kitap ve sünnete, onun temsil ettiği ahlakı Muhammediyye’ye tabi olmaktan daha mühim bir gaye taşımamalı, başka taraflara dönüp de bakmamalıdır.

Bilhassa; İslamiyet adına türlü yanlışların işlendiği, İslam’a uymayan görüşlerin, hayat tarzlarının, adetlerin benimsenip, revaç bulduğu bir dönemde bu bağlılık,bu istikamet; çok daha kıymetli,çok daha makbuldür.

Ayeti Kerimede yüce Mevla’mız şöyle buyuruyor:

 ”And olsun ki sizin için; sizden Allahın rızasını ve Ahiret günündeki o büyük mükâfata kavuşmayı umanlar ve Allahı çok zikredenler için Resulullah’ta güzel bir numune-i imtisal, (uyulacak) güzel bir örnek vardır.” (Ahzab-21)

Ne mutlu! Resulullahı kendine örnek alıp; Ayeti Kerimede müjdelendiği üzere Allahın rızasına ve ahiret günündeki büyük mükâfata nail olanlara…