Etiket arşivi: Riya

İhlas ve Riya

İhlas’ın dini hayatımızda çok mühim bir yeri vardır.

İman sahibi her Müslümanın ebedi hayatını kazanmak için üç hususa ihtiyacı vardır. Bunlar; İlim, amel ve ihlastır.

Mümin evvela; dünya ve ahiret saadeti için zaruri olan dini bilgileri öğrenmeli, öğrendiği sağlam dini bilgileri hayatında tatbik etmeli, Cenab-ı Hakkın haramlarından sakınıp farzları, vacipleri ve bunları tamamlayan sünnet ve diğer nafile ibadetleri bihakkın yerine getirmeye çalışmalıdır.

Bununla beraber iman ve ibadetlerimizin ruhu mesabesinde bir husus daha vardır ki, bu da İhlastır. İhlas da dinin tamamlayıcı üçüncü kısmıdır.

İhlas olmadan yapılan ibadetler yok mesabesindedir.

İbadetlerimiz ancak onunla değer kazanır, derecesi yükselir, Hakka vasıl olur.

Peki İhlas nedir? İslami bir mefhum olarak İhlas, kalbin saflığını bozan küdurattan (kirlerden) kalbi temizlemek, ibadetlerde riyayı (gösterişi) terk edip Allah’ı görür gibi ibadet etmek manalarına gelir. Yani, Sadece Cenabı Hak için olan kulluk vazifelerine başka bir şeyi ortak etmemektir. Çünkü Cenabı Hak ortaklıktan yani şirkten en münezzeh olandır, ortak kabul etmez.

İhlasın zıddı riyadır, yani gösteriş için ibadet yapmaktır ki gizli şirk sayılır.

Hadisi şerifte Peygamberimiz(sav);

“Sizin üzerinize en çok korktuğum şey küçük şirktir.” buyurdu. Eshabı Kiram;

 “Ya Resulallah küçük şirk nedir?” dediler. “Riyadır” buyurdu (ve şöyle devam etti).”Cenabı Hakk; kendisinde şüphe olmayan o günde amelleriyle insanlara mükafat vereceği zaman riyakarlara,”Kendilerine gösteriş yaptığınız kimselere gidin. Bakalım onlar katında bir mükafat bulabilecek misiniz?” buyurur.

Hepimiz Cenab-ı Hakk katında birbirimizden aciz kullarız. Hiçbirimizin ne cenneti ne de cehennemi var. Birbirimize dünyada bile yardımımız sınırlı. O bile ancak Cenab-ı Hakkın dilemesi iledir. Cenabı Hak tan başka ibadete layık hiçbir şey olamaz. Aslında hepimiz bunun bilincindeyiz.

Her namazda Fatiha-i Şerife’yi okurken; ”Ancak sana kulluk eder, ancak senden yardım dileriz.” diye yüce Mevla’mıza arz da bulunuyoruz.

Bununla beraber Nefsi emmare ve Şeytanı aleyhilla’ne boş durmayıp daima ibadetlerimize sızmaya, içerisine riya yani gösteriş sokup onu kirletmeye çalışır. Bunun için hepimiz dikkatli, uyanık olmalı, kendimizi ve niyetlerimizi sık sık kontrol etmeli, kalbimizde o tür hastalıklara yer vermemeliyiz.

İslam büyüklerinden Sehl bin Abdullah et Tüsteri hz.ne; Nefse en ağır gelen şey nedir diye sorulunca; ”İhlas tır. Çünkü ihlasta nefsin payı hiç yoktur.” buyurdu.

Nefse en ağır gelen böyle bir zenginliği kazanmak hepimizin arzusu ve hedefidir. Ancak bu o kadar kolay değildir.Hadisi kutsi de Mevla’mız şöyle buyuruyor;

“İhlas benim sırlarımdan bir sırdır.Onu sevdiğim kulumun kalbine koyarım. Onu ne melek görüp yazabilir, ne de şeytan görüp bozabilir.”

Demek ki İhlasın yeri kalptir ve oraya onu ancak Cenab-ı Hakk ihsan etmektedir. Bunun için, Evvela çok kuvvetli bir nefis terbiyesi, kalbin nuru ilahi ile, zikrullah ile meşgul olması ve yüce Mevla’mıza kulluk, dua ve ilticaya devam etmeliyiz.

İhlasın mükafatı yaptığımız amellerden çok daha fazladır.

O amellerin değerini kat kat artırır.

İhlasla yapılan az amel bile çok kıymetli, ihlassız ise hiçbir iş kıymetli değildir.

Eshabı Kiram am dan Muaz İbni Cebel (R.A)Resulullah efendimiz(sav)den nasihat isteyince ona ; ”Dininde ihlaslı ol. Az amel bile sana kafi gelir.” buyurmuşlardır. Bir İslâm büyüğü şöyle müjdeler.

 “İhlasın manası; Bir zarardan (mazarrattan) korkmadan ve bir menfaat beklemeden, yalmz îlâ-i Kelimetillah yolunda Allah rızası için çalışıp, “El-Mücahid fi sebilillah, el-Müştâk ilâ Cemalillah” Sırrına mazhar olmaktır ki; İşte bu kimse hem sekerât-ı mevt geçidini, hem mizam, hem de sıratı kolayca geçerek cennet ve cemali ilahi ile müşerref olacak hakiki kuldur.”

Sure-i Kehfin son ayeti kerimesinde şöyle buyruluyor:

“Ey Habibim! De ki ben sırf sizin gibi bir insanım, ancak bana şöyle vahyolunuyor: İlâhınız ancak bir tek İlâhtır, onun için her kim Rabbisine kavuşmayı (ve ahiretteki büyük mükafatı) arzu ederse salih amel işlesin ve Rabbisinin ibâdetine hiç bir kimseyi ortak etmesin.”

Ne mutlu, bu güzelliklere ve müjdelere layık olanlara..

İHLAS’IN NETİCESİ

HÂLİS NİYET